Ajans Yalova
Yalova'ya dair herşey!

Savaştan Yalova’ya kaçtılar

Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle babası ve 35 yıldır yatalak olan annesiyle ülkesini terk etmek zorunda kalan kadın, komşularından aldıkları emanet araçla Odessa’daki dostlarının tavsiyesi üzerine geldikleri Yalova’da hayırseverlerin desteğiyle hayata tutunmaya çalışıyor.

Odessa kentinde bir apartmanın 18’inci katında yaşayan Natalya Kulik (42), yatalak olan annesi Yelena Danilevna (75) ve babası Anatoliy Vasileviç (79) ile savaşın başlamasının ardından evlerinin yakınında patlayan bombalar nedeniyle korku dolu günler geçirdi. Ülkelerini terk etmek zorunda olduklarını anlayan aile, Odessa’da 20 yıllık Dağıstanlı komşularının “Biz de Türkiye’ye gideceğiz, bize yardım eli uzatacak en iyi yer orası. Dağıstanlı dostlarımız da var orada” sözleri üzerine Türkiye’ye gitme kararı aldı. Komşularının ikinci aracını ödünç alarak savaşın 13’üncü gününde yola çıkan aile, 3 günde Türkiye’ye ulaştı. Yalova’da kendilerine evlerini açan, tüm ihtiyaçlarını karşılayan Dağıstanlı bir ailenin yanında kalan Kulik ile anne ve babası, iki günce hayırseverlerin desteğiyle kendileri için kiralanan eve yerleşti. Odessa’da bir mağazada satış sorumlusu olarak çalışan Natalya Kulik, evlerinin bulunduğu bölgede büyük patlamalar yaşandığını anlattı. Bunun üzerine yola çıkma kararı aldıklarını belirten Kulik, şunları söyledi:

“Annemin hastalığı bizi çok zorladı. Onu sırtımızda taşımak zorunda kalıyorduk. Engelli aracıyla 18’inci kattan inmek çok zor oluyordu. Bazen elektrikler kesiliyor, asansör çalışmıyordu. 18 kat aşağı indirmek zorunda kalıyorduk. Sığınağa iniyorduk ama artık bu bir çözüm olmuyordu. Sürekli patlamalar meydana gelince evde oturmak mümkün olmuyordu. Biraz zaman geçtikten sonra artık gitmemiz gerektiğini anladık ama aracımız yoktu. Komşumuzun iki aracı vardı, birini bize verdi.”

Ülkelerine dönmek istiyorlar

Kulik, yola çıktıklarında çok korktuklarını, sınırı nasıl geçmeleri konusunda hiçbir fikirlerinin olmadığını aktardı. Türkiye’ye gelinceye kadar sınır kapılarında kendilerine büyük kolaylık sağlandığını dile getiren Kulik, şöyle devam etti:

“İnsanlar çok iyi niyetli şekilde bize yardım etmeye çalıştılar. Bize yardım eden herkese çok teşekkür ediyorum. Biz buraya gelmeden önce hiçbir şeyimiz yoktu. Bir arabaya ne sığdırabilirsek o vardı. Hasta bir annem, yaşlı bir babam var. Buraya geldiğimizde tanıştığımız Kafkas arkadaşlarımız evlerini bize açtılar. Kıyafet, yiyecek getirdiler ve şu an kaldığımız evi buldular. Tek başıma yola çıkmaya bile cesaret edemezken şu an iyi ki de buradayım diyorum. Ben böyle bir misafirperverlik göreceğime inanmıyordum. Biz de çok misafirperver bir ülkeyiz ama bu derecesini inanın görmedim. Hiç tanımadığımız insanlar bize evlerini açtılar.”

Türkiye’yi ve Türkleri çok sevdiklerini ancak Ukrayna’ya dönmek istediklerini kaydeden Kulik, geceleri rüyalarına giren evini, mahallesini çok özlediğini sözlerine ekledi.

“Barıştan başka hiçbir şey aklımızda yok”

Yaşamı boyunca ikinci kez savaş gördüğünü anlatan Anatoliy Vasileviç de eşinin iş kazası nedeniyle 35 yıldır yatağa mahkum yaşadığını söyledi. Duygularını sözcüklere sığdıramadığını belirten Vasileviç, şunları kaydetti:

“İkinci Dünya Savaşı’nda çocuktum. Şu an birinci derece engelli bir eşim var. 18’inci katta mahsur kalmıştık. Hava saldırılarında bazen sığınağa inebiliyorduk. Yaşlı olduğum için indiremiyordum. Türkiye’nin barış çabalarını ben de farkındayım. Yaşım çok ilerlediğinden haberleri çok fazla takip edemiyorum ama bu çabaları için Türkiye’ye teşekkür ediyorum. İnsanın evi gibisi yok. Barış olmasını istiyoruz. Barıştan başka hiçbir şey aklımızda yok.”

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu site deneyimlerinizi kişiselleştirmek amacıyla KVKK ve GDPR uyarınca çerez(cookie) kullanmaktadır. Bu konu hakkında detaylı bilgi almak için tıklayın. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Kabul et Daha Fazla Oku