Ajans Yalova
Yalova'ya dair herşey!

KESK Ankara Yürüyüşçüleri Yalova’da

0 48

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), üyelerine yönelik baskı, ihraç ve sürgünler yaşandığı gerekçesi ile İstanbul’dan Ankara’ya başlattığı  yürüyüş sürüyor. Yalova’ya ulaşan yürüyüş kolunu Yalova’daki KESKe bağlı sendikaların yöneticileri karşıladı. Yalova Cevdet Aydın Parkında  basın açıklaması yapan KESK’liler,  Ankara Yürüylüşüne Bursa güzergahıyla devam edecekler.

KESK’in KHK ile ihraç edilen kamu emekçileri için “Çalışma Hakkımı, İşimi İstiyorum” talebiyle İstanbul’dan Ankara’ya başlattığı yürüyüş Yalova’ya ulaştı. KESK Eş Başkanı Mehmet Bozgeyik, diğer sendikaların MYK üyelerinden oluşan yürüyüş heyeti  Yalova Cevdet Aydın parkında basın açıklaması gerçekleştirdi.

Basın açıklamasına; CHP, HDP,ADD, SOL PARTİ, EMEP destek verirken, Basın açıklaması öncesinde KESK Yalova Dönem Sözcüsü Eğitim Sen Şube Başkanı Özgür Girişen, yürüyüşçülere yönelik selamla konuşması gerçekleştirdi.

KESK Eş Başkanı Mehmet Bozgeyik, burada yaptığı basın açıklamasında “Adeta alacakaranlık kuşağından geçiyoruz. Ülkenin ve emekçilerin başına çöreklenen örgütlü kötülük, görülmemiş ve zıvanadan çıkmış bir şekilde her gün yeni bir saldırı dalgası başlatıyor. Geçen hafta içerisinde ilkin etkileri altındaki yargı eliyle Sayın Gergerlioğlu’nun dokunulmazlığı kaldırıldı. Askeri darbe planlarında görmeye alıştığımız bir zamanlama ile aynı saatlere denk getirilerek HDP’ye yönelik kapatma davası açıldı. Üzerinden 24 saat geçmeden aralarında İHD Eş Genel Başkanı’nın da olduğu onlarca siyasetçi, emek ve demokrasi güçlerinin temsilcileri gözaltına alındı. Daha ne oluyor demeye kalmadan bu kez İBB mülkiyetindeki Gezi Parkı, düşman bir gücün elinden kurtarılıyorcasına Vakıflara devredildi. Daha dört ay önce büyük bir gürültü ile Merkez Bankası başkanlığına getirdikleri kişiyi yandaş medya üzerinden hain ilan ettikten 24 saat sonra değiştirdiler. Keyfiliklerinin faturasını fırlayan döviz kurundan dolayı emekçiler öderken aynı sırada birilerinin cebi doldu ya da dolduruldu.” denildi.

Basın açıklaması şöyle devam etti: ” Anayasa ve Meclis hiçe sayılarak, yetki gaspı yapılarak AKP Genel Başkanının imzası ile İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararnamesi ile bir sonraki güne uyandık. Sözleşmeden çekilme kadınlara yönelik cinayetlerin ve şiddetin politik olduğunu kanıtlamış, bu yöndeki tartışmalara son noktayı koymuştur. Uluslararası sözleşmelerden çekilmenin usul ve yolu anayasada açıkça tarif edilmesine rağmen bir kararname ile Meclisin iradesi yerle bir edilmiş, adeta adı konmamış bir saltanat dönemi başlatılmıştır. Yaşanan gelişmeler erken ya da baskın bir seçim ortamı oluşturmayı fersah fersah aşarak Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir faşist sürece evrildiğimizi göstermektedir. Tüm toplumsal fay hatlarıyla oynanarak kafalarının ardındaki her ne ise onu hayata geçirip geçiremeyeceklerinin provalarını yapıyorlar. Korku iklimi yaratarak sadece bedenleri değil zihinlerimizi, ruhumuzu teslim almak, kuşatmak, hareket edemez hale getirmek istiyorlar.

Hakları için itiraz eden, sesini yükselten, mücadele eden tek bir birey bile görmek istemiyorlar. Kendileri dışındaki tüm kesimleri iktidarlarının bekası için tehdit görüyorlar. Bu yüzden her tür yol ve yöntemle ortadan kaldırmak, etkisizleştirmek istiyorlar. Ülkenin yarısından fazlasını özde değil sözde vatandaş görüyorlar. Ülkenin yarısından fazlasını Hitler Almanya’sında olduğu gibi fişlediler, “sakıncalılar” listesi oluşturdular. Bu listeleri esas alarak işe alıyorlar ya da işten çıkarıyorlar, atama yapıyorlar ya da yapmıyorlar, ihaleler veriyorlar ya da vermiyorlar. Hukuk devleti değil polis devleti uygulamalarıyla ülkeyi yönetiyor, kararlar veriyorlar. AKP, iktidarını devam ettirmek için sürekli düşman, hain, “terörist” imal ediyor, halklarımızı, emekçileri kutuplaştırıyor. Asıl gündemleri konuşamaz, tartışamaz hale getirmek istiyor.

Çünkü biliyorlar ki, işsizliğin, yoksulluğun, hukuksuz ihraçların, haksızlığın, hukuksuzluğun, yolsuzluğun ve talanın konuşulduğu, tartışıldığı bir yerde iktidarda kalamayacaklar! Bu yürüyüşümüz Artık Yeter haykırışıdır. Yürüyüşümüz Demokrasi Ve Adalet içindir. Barışa dair umudu gerçeğe dönüştürmek, Eşitlik Ve Özgürlüğü Sağlamak içindir. Gerici kuşatmaya karşı Laiklik Ve Aydınlık Bir Gelecek içindir. Yürüyüşümüz Çalışma Hakkımız içindir.”

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.