Ajans Yalova
Yalova'ya dair herşey!

ESİR – UZAY – SEÇİM – SONUÇ

0 173

Ben Ağladım Şehre bi Yağmur Yağdı…
Ben Şehre Ağladım bi Yağmur Yağdı…
Şehre bi Yağmur Yağdı Ben Ağladım…

BEN – YAĞMUR – AĞLADIM…

Son birkaç haftadır Yalova ve CHP’nin sorunları ile o kadar meşguldüm ki ülke gündeminden ne kadar çok şey kaçırdığımı yeni yeni farkediyorum.

Yukarıdaki dörtlüğün sahibi Yılmaz Erdoğan gibi bir sanatkar olamadığımdan, ansiklopedileri dolduracak mevzuları böyle 4 kelime ile anlatmam da mümkün değil.

Gelecek yazımda da Yalova ile ilgili siyasi öngörüleri mi yazmayı planladığımdan ülkeye dair biriktirdiklerimi bu yazıda ayrı başlıklar altında toparlamanın uygun olacağını düşündüm.

ESİR…

Geçen hafta vahşiyane bir şekilde katledilen 12’si Türk, 1’i Irak vatandaşı 13 CAN için “Esir” tanımlamasını ilk kullanan, partisinin Rize kongresinde konuşan Partili Cumhurbaşkanı’dır.

Ondan sonra HDP milletvekili Hüda Kaya bu ifadeyi kullanmış ama o kongrede üzerine basa basa “Esir ve Esirler” diyen bizzat saray sahibidir.

Bu cümleyi Yılmaz Erdoğan’ın yaptığı gibi evire çevire yüzlerce kez söyleyebilirim.

Çünkü…

Sırf HDP’li diye Hüda Kaya’yı, bu tanımlamadan dolayı hakaret yağmuruna tutan “Yavru Kurt” zihniyetli müptezeller, aynı tanımlamanın saray tarafından yapıldığını görünce kuyruklarını kıstırıp öyle bir susuyorlar ki!

Bu korkaklıklarını tekrar tekrar yüzlerine vurmak istiyorum.

Konuştuklarında mangalda kül bırakmayan ama bütün ömürlerini “devletin kolluk kuvvetlerinin” elde ettiği başarıların arkasına sığınmakla geçiren, sözüm ona milliyetçilerin saraydan gelen en ufak çıtırtı karşısında kaçacak delik aramalarının iğrençliği gerçekten de ansiklopedileri dolduracak cinstendir.

Haaa…

Unutmadan şunu da söyleyeyim.

Bu vatanperver klavye milliyetçilerinin çoğu, askere gittiklerinde veya herhangi bir devlet görevine geldiklerinde de

Ankara’nın ötesine gitmemek için ferlik ferlik torpil arayan zavallı tiplerdir.

Esir;

Savaş halindeki iki ülkenin, düşmanından teslim aldığı asker veya sivil insan gücüne verilen isimdir.

Türkiye Cumhuriyeti 40 yıldır bir ülke ile değil, bir terör örgütü ile mücadele halindedir.

Dolayısı ile bir şekilde bu örgüt tarafından hain pusulara düşürülerek kaçırılan insanlara asker, mit görevlisi veya polis dahi olsalar “Esir” denilemez.

Diyenlerle de bizim işimiz olmaz.

Hadi bakalım, diriliş milliyetçileri benim kadar yüreğiniz varsa çıkıp bunu haykırın meydanlarda.

Ha pardon unuttum.

Siz seçim döneminde İmralı’dan gelecek mektuplardan ya da devlet televizyonunda Kürtlere oy tercihi tavsiye eden kırmızı bültenli teröristlerden medet uman bir parti ile ittifak halindeydiniz değil mi?

UZAY…

20 küsür ülke en az 2 milyar dolarlık bütçeler ayırarak uzaya insanlı ve insansız hava araçları göndermiş.

Tabii ki ben de Türkiye’nin dünya dışına bişeyler göndermesini veya bişeyler aramasını isterim.

Ama, 40 milyon dolarlık bir bütçe ile olmaz bu iş.

İster misiniz?

Merkez Bankası’nın 100 küsür milyar dolarlık rezervlerini başarı ile sıfırlayarak milleti açlığa mahkum ettikten sonra sırra kadem basan “Baretta Damadı” uzayda bulalım…

Sıfırlamaktaki ustalığını taraflı tarafsız herkesin takdir ettiği milli damadın izine dünyada henüz rastlanılamadığına göre, sessiz sedasız uzaya çıkan ilk Türk olmuş olabilir mi?

Kayınpederini fakirlik ve mali buhranla uğraşan bir ülke ile baş başa bırakıp, elinin kolunun yetişemeyeceğini düşündüğü bir yere kaçmış olma olasılığı size de gerçekçi gelmiyor mu?

Siz ne düşünürsünüz bilmem ama

Bence damadın izine dünyada rastlansa idi ülke bu kadar sorunla meşgulken şu uzay polemiği gündeme bu kadar güçlü oturtulmazdı herhalde!

Esas mesele, ortada kalan çoluğun, çocuğun hesabın sormak için mi ,yoksa buharlaşan yüzlerce milyar doların hesabını sormak için mi aradıklarını anlayabilmekte.

SEÇİM…

Akşener;
İktidar olamazsa bile ana muhalefet partisi olma potansiyelini gördüğünden, “HDP’ye karşı olan duruş farklılığını” sebep göstererek Millet ittifakından çekilip, Demokrat Parti, Deva Partisi, Gelecek Partisi, Saadet Partisi gibi diğer partileri de yanına alarak bir Merkez Sağ ittifakı arayışına gidecektir.

İnce’nin kuracağı partiyi de CHP veya HDP ile ittifak kurmak gibi bir imkanı bulunmadığından bu ittifakın içinde görebiliriz.

Yeni kurulacak bu ittifak çok cumhurbaşkanı adayı olan bir ittifak modeli olacaktır.

Bu ittifakın oy oranının ise % 25’ler seviyesinde olacağını düşünüyorum…

Kılıçdaroğlu yine makus talihinin kurbanı olup, kapatılmazsa HDP ile birlikte yürüyüp, yürümeme sorunsalı ile karşı karşıya kalacaktır.

HDP kapatılırsa siyasi olarak en kazançlı çıkacak parti Chp olacaktır.

Kapatılırsa % 37

Kapatılmazsa % 26 oy oranını tuttururlar…

HDP ile ittifak için önlerindeki en büyük engel cumhurbaşkanı adayı üzerinde uzlaşamamak olacaktır.

Zira HDP aday olarak Kılıçdaroğlu üzerinde uzlaşabilir ama gördüğüm kadarı ile Kılıçdaroğlu bu makam için Mansur Yavaş’ı hazırlamakla meşgul.

HDP’nin ise…

Siyasi olarak pek çaresi yok…

Çünkü

Zaten PKK da HDP’nin bir an önce kapatılıp, Kürt halkının tek mücadelesinin silah ile yapılacağı propagandasını daha yüksek bir tondan dillendirmek istiyor.

Örgütün militan gücünü kaybetmemek için tek bir çaresi var o da insanlara siyasi bir alternatifin olmadığını anlatmak.

Bu açıdan bakıldığında…

HDP, kendi kaderi üzerinde söz hakkı olmayan tek parti.

Ya devlet kapatacak ya örgüt yönetim kadrosunu ve adaylarını tehditle yıldırarak çekilmelerini sağlayacak.

Bu iki durumdan kurtulur da seçime girebilirlerse…
Alacakları oy oranı her zaman ki gibi % 11 seviyesinde olacaktır…

Muhalefet bloğu…

Ekonomik krizin, 1 Mart’ta Amerika’da jürili ve seri duruşmalar ile başlayacak olan, Halk Bankası davası, S 400’ler ve hukuk alanındaki reformların yapılamayacak olmasından dolayı daha da derinleşeceğini biliyor ve bu nedenlerle seçimin erken yapılacağına göre hesap yapıyor.

İktidar bloğu da aynı faktörleri görüp, ekonomik olarak mevcut durumu daha fazla sürdüremeyeceğini bildiğinden, hiç değilse terör örgütü ele başlarından birini yakalayarak o rüzgarla bir baskın seçim yapmak hesabında.

Zira, Akape’nin Cumhurbaşkanının “Müjdelemeyi önceden duyurduğu Müj Müj Müjde” Murat Karayılan’ı veya başka bir sefil üst düzey teröristi yakaladıklarını duyurmaktı ama her zaman olduğu gibi, bir gece ansızın gelebileceklerini, 3 gece önceden duyurdukları için bunu da yüzlerine gözlerine bulaştırdılar..

Örgüt ele başlarından birinin hatta birkaçının daha yakalanması elbette hepimizin en büyük temennisi.

Ama bu durum gerçekleşse bile içinde bulundukları ittifakın oy oranının % 40’ı aşacağına inanmıyorum.

Çünkü hitap edecekleri kitle, o kadar ödlek ki haaala Ankara’nın ötesine gitmekten korkuyor olacak.

SONUÇ…

Ben, Can’lara ağladım Esir dediler…

Ben “Millet aç” dedim Uzay’a çıkıyoruz dediler…

Ben, seçimle giderler dedim, muhalifler, hesap yapmaya giriştiler…

Hiç kimse, cevap yetiştirmeye uğraşmasın …

Ben “Esir’i, Uzay’ı ve Seçim’i” böyle gördüm…

Selam ve saygı ile…

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.