Ajans Yalova
Köşe Yazıları Manşet

KORONA AFFI

Açıkçası son 18 yılda kendi söyledikleri ile o kadar çok çeliştiler ki, teker teker sayıp dökmenin bir anlamı olacağını düşünmüyorum…

Öyle ki, aklın ve mantığın kabul etmeyeceği bir şekilde bütün o çelişkilere rağmen her defasında daha fazla oy aldılar…

Zira, önce “Çözüm Süreci” diyerek %48 oy aldılar, sonra da “Çözüm Sürecini Kaldırdık” diyerek %53 oy aldılar…

Siyaset bilimcilerinin bile karşısında nutkunun tutulduğu, sadece bu örneğin üzerine neleri ekleyeceğiniz, tamamen sizin hafıza gücünüze bağlı artık. O yüzden düşünmek isterseniz öteki çelişkileri de siz düşünün bi zahmet..

İktidarda geçirdikleri yıllar boyunca “Rahşan affı” metaforu üzerinden yaptıkları siyasettin dumanı bile dağılmadan, tarihimize “Korona affı” olarak geçecek bir heyyula’yı daha yerleştirdiler hayatımıza…

Ülkemizde vaka sayısının 80000’e dayandığı, ölüm sayısının 1500’e ulaştığı şu zamanlarda bile Arkabahçeli’nin iki yıl önce bir mafya babasına verdiği sözün gereğini yerine getirmek için var güçleri ile çalışmaktan geri kalmadılar…

Vatandaş zelzele ile sallanıp, şehit haberleri ile yıkılsa da; ekonomik yetersizlikle boğuşup, salgınla can verse de onlar için önemli olan kendi ajandaları, kendi gündemleri oldu hep…

Ülkenin bir sürü acil sorununu görmezden gelip, aradan çıkardıkları bu aftan yararlanarak kimler çıkmıyor ki…

Ülkücü mafya babalarının yanı sıra, Soma ve Ermenek Maden facialarında sorumluluğu olanlar, Ankara ve Çorlu tren kazalarına ihmal nedeni ile sebep olanlar, Ali İsmail Korkmaz ile Abdullah Cömert’in katilleri ve ceza hukukumuzda hala olmadığı için “Kadın’a” Karşı Şiddet suçlarını işleyen tüm caniler yarın öbür gün sosyal mesafemizin içinde olacak…

Şimdi biliyorum…
Kendini saray muhafızı sanan bir kaç aklı evvel hemen ortaya atılıp “yalan bunlar bu söylenenler serbest kalmıyor” türünden gereksiz savunmalar yapacaklar…

Çünkü onların bilmediği yada bilmek istemediği ve benim de ancak çok dikkatle okuyarak gördüğüm küççççüüük bir ayrıntı var kanunda ve o ayrıntı yukarıda saydığım bütün bu suçluların ya hemen ya da önümüzdeki bir kaç ay içinde salıverilmesinin önünü açıyor ne yazık ki…

- Reklam -

“Korona Affı’nı” tarihimizdeki diğer aflardan ayıran nüans kanunun bundan sonra da işlenecek aynı nitelikteki suçları daha şimdiden af etmesidir, her zamanki şark kurnazlığı ile yasayı af yasası olarak adlandırmak yerine ceza infaz yasasında değişiklik kanunu kılıfına sokunca böyle bi sonuç çıkıyor ortaya…

Zaten af yasası çıkarmaya da sayıları yetmiyordu, bu nedenle; sanki basit bir kanunda değişiklik yapılıyormuş gibi sadece 279 tane iktidar vekilinin oyları ile geçti meclisten, şayet adını af yasası koysalardı 360 oy lazımdı ve ittifaklarının bu kadar sandalyesi yoktu…

Sivil toplum kuruluşlarının ve kadın örgütlerinin tüm uğraşlarına rağmen “Kadın’a” karşı şiddet ibaresi ceza hukukumuzda bir türlü tanımlanamadığından bu kapsamda işlenen suçların failleri de erkenden tahliye edilecek maalesef, tek avuntum ise çocuk istismarı nedeni ile ceza alanların kapsam dışı tutulmuş olması…

“Devlete karşı işlenen suçları devlet, vatandaşa karşı işlenen suçları Vatandaş affeder” söylemi henüz kulaklarımızda çınlarken, şahsının devletle bütünleştiğini iddia edenlerce ortaya çıkarılan bu yasanın ne gereği vardı ki şimdi…

Hal böyle olunca, suç ve suçlu kavramları üzerine şöyle ağız tadıyla felsefe yapmanın da hiçbir anlamı kalmıyor ki, çünkü suçun kime karşı işlendiğine göre değişiyor her şey. Parti devleti haline gelmiş muktedirlere azıcık yan gözle bakmaya gör, teröristsin ve ömür boyu bedel ödemeye mahkumsun…

Amaaaaa…
İster Soma’da 301 madencinin ölümünden sorumlu ol, istersen tren kazasına kurban giden 25 canın Azrail’i, canın çektiyse sevgilini kezzapla yak, yetmediyse iki-üç çapulcuyu döverek öldür…

Mahkemede tak bi gravat, hapishanede namaza başla gelsin iyi hal indirimleri ve hoooop şapkadan çıkan bir afla merhaba yeni hayat…

Dünya kurulduğundan beri “adaletin güçlü ” olmasından yana olanlarla “güçlünün adaletine” inananlar arasında bir savaştır sürüp giden…

Kanunlarla zaten yeteri kadar kısıtlanmış olan toplantı, yürüyüş ve gösteri hakkımızı bu defa korona nedeni ile kullanamadığımız şu günlerde…

“Korona affı” ile salıverilen “SUÇLULARI” “Koronanın Adaletine” havale ediyorum, eminim ki virüs daha eşitlikçi davarancaktır…

Selam ve Saygı ile…

Related posts

İNCE NE YAPAMAMIŞTI? İMAMOĞLU NASIL YAPTI? BİNALİ NEDEN KAZANAMADI?

Çiğdem Özmen Köroğlu

Armutlu’ya yeni otel yatırımı

Site Yöneticisi

‘Amacımız öğrencileri buraya çekmek’

Site Yöneticisi

Leave a Comment

Sitemizdeki deneyiminizi kişiselleştirmek ve geliştirmek ve reklamların size iletilmesini iyileştirmek için çerezler kullanırız. "Kabul Et" butonuna tıklayarak çerez kullanımımızı kabul edersiniz. KABUL ET DEVAMI

Gizlilik ve Çerez Politikası