Ajans Yalova
Yalova'ya dair herşey!

EĞER YAZSAYDIM…

0 387

“Daha ne diyim Yalova” başlıklı yazımda, artık Yalova’nın sorunları ile ilgili hiçbirşey yazmayacağımı sebepleri ile beraber zaten söylemiştim.

Bu hafta;

Erken yapılmasını beklediğim genel seçimler için Yalova’ya yönelik öngörülerimi yazmayı planladığımı ise daha geçen yazımda belirtmiştim.

Ama farkına vardım ki

Her ne kadar hayatımda siyasi hiçbir koltuğu işgal etmemiş olsam da ve her ne kadar hayatımın geri kalanında da siyasi hiçbir koltuğu işgal etmek gibi bir hevesimin, niyetimin, hayalimin olmadığını defaatle deklare etmiş olsam bile

Hiç kimse

Gerçekten de objektif yaklaşmaya çalışarak yaptığım, içerisinde, hakaret, saygısızlık ve iftira bulunmayan eleştirilere veya naçizane uyarılara, bu beklentisizliğimi dikkate alarak bakmadı.

Hal böyle iken, CHP’li olduğunu hiçbir zaman gizleme gereği duymamış ama yazı yazarken CHP mevcut yönetimini de en acımasız şekilde eleştirmekten imtina etmeyen, benim gibi amatör bir yazarın, Yalova genelinde faaliyet gösteren herhangi bir parti hakkında yazacaklarına anlayış gösterilmesini bekleyemezdim…

Hani, şimdi kalkıp

MHP İl Başkanı Namık Öz’e

Zaten Yalova siyasetinde ağırlığı olan bir şahsiyetsin, partinin ülke genelinde kullandığı ayrıştırıcı dili sen Yalova’da kullanmayı tercih etmedin, hep gayet makul oldun, sen aday olsan Çınarcık’tan da çok oy alırsın. “Hadi Cumhur İttifakının önümüzdeki seçimde Yalova’dan çıkaracağı tek milletvekili sen ol” dersem AKP İl Başkanı ile bir olup bana en nazik bir şekilde olsa bile “hadi ordan sen işine bak” demezler miydi?

Hatta bununla da yetinmeyip

Hafazanallah!!!, AKP İl Başkanı’na, Milletvekilemiz hanımefendinin kırdığı potları üst üste koysak boyunu aşar ve genel merkeziniz de bunun farkında olduğuna göre ona artık Ankara’nın yolları taşlı olur, Milletvekilimiz beyefendi de Numan Kurtulmuş kontenjanı ile yerleştiği Gençlik Kolları Başkanlığını da devrettiğine göre sıra milletvekilliği koltuğunu devr etmeye geldi desem;

AKP İl başkanları da Yalova’da zaten hep sadece statükoyu temsil etmiştir, o yüzden fazla bir söz hakkı kullandırtmazlar diye de eklesem.

Beni işimden edecek kudreti olmadığı için, başka çaresi kalmayacağından olsa gerek bir ara Adliye’ye uğrayıp hakkımda dava açmaz mıydı?

Tabii bu arada

Nedim Güler ile Mustafa Pehlivan “Çok Ciddi Muhabbetler” yapıp, Yalova sorunları ve siyasetine farklı bir bakış açısı getiriyorlar ama hiç kimse onlara gelin başımıza vekil olun demez.

Vekillik başka bi makam, AKP’den olmak istersen hele bambaşka

Doğru şeyler söylemekle olmaz yani!

İyi Parti il yönetimine hiiiiiç kırılmayın, darılmayın, ittifaklar bu şekli ile kalsa da, kalmasa da sizin içinde olacağınız bir ittifaka dahil olursa Yalova’dan seçilecek olan Merkez Sağ Milletvekili Deva Partisinden Mehmet Demirhan olacaktır.

Çünkü adam pandemi mandemi dinlemeden 7/24 ve gayet sistematik çalışıyor diye yazsam,

Yahu, bu da kim oluyor.

Siyasetten hiiiiiç bişey anlamadan yorum yazıyor demezler miydi?

İşin kötüsü

İnce bir rüzgara kapılıp savrulan arkadaşlar zaten beni tef’e koymuşken

Mehmet Gürel başkanıma desem ki sen milletvekili adayı olsan da olmasan da ben yine partim için kapı kapı dolaşıp, oyumu yine CHP’ye vereceğim ama…

Genel seçimlerde zaten iktidar düşecek ve yeni sisteme geçiş dönemi tamamlanana kadar da milletvekili olmanın hiçbir esprisi olmayacak.

Ana Muhalefet Partisi İl Başkanları görev yaptıkları ili en iyi tanıyan, sorunlarını en iyi bilen insanlardır.

Birde üstüne mesleki yeterliliğin var (en azından baytar değilsin) belediye başkanlığını hedef alsan da bari şu yolsuzluk şaiyasından sonra yüzümüzü yerden kaldırsan diyerek gönlümden geçeni yazsam, beni ne kadar dikkate alır ki?

Vefa Salman’a 3 seçim kazandın ama başkanlığı ancak 1 dönem yapabildin, vekil seçilsen bile Yalova seni hep gözünün önünde olup biteni gör-e-meyen birisi olarak hatırlayacak desem, başka bişey dememe gerek kalmadan “Bu amatör yazar haklı galiba, ben iyisi mi evimde oturayım da bundan sonra bana hep sokağa çıkma yasağı olsun” der mi ki acaba?

Bütün bunları yazmış olsaydım, üstüne bir de takip edemediğim siyasi partiler ve ismini zikr edecek kadar hakkında fikrimin olmadığı şahsiyetlerden de tepki göstermesinler diye özür bile dileseydim yine de yaranamazdım ne İsa’ya, ne Musa’ya…

Hem Amerika’daki Halkbank davasının başlangıç tarihinin, iktidarımızı biraz daha yalvartmak için 3 Mart’tan, 3 Mayıs’a ertelendiğini öğrenince

Bizde de yapılacak erken seçim tarihinin 2 ay daha uzayacağını hesap ederek siyasi tahlil yapmak için biraz daha zamanımın olduğunu düşündüm…

Ve neyse ki akıllandım.

Herkesin bi şekilde bir köşe başını tutup patron koltuklarını kapmış olduğunu anladım…

Patronların dünyasında ne yaparsan yap pejmürde bir karınca ve romantik bir devrimciysen herkese kolay hedef olurmuşsun, nihayet idrak edebildim.

Ve eğer böyle şeyler yazsaydım, mutlaka bu patronlardan birinin hışmına uğrayacağımı iyice anladım.

Arkamda sırtımı sıvazlayıp, sen yürü bi şey olursa biz varız diyecek birileri de olmadığına göre.

Aferin bana!!!

Gördünüz mü?

Bu sefer patronları hiiiiç kızdırmadım.

Selam ve saygı ile…

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.