Ajans Yalova
Yalova'ya dair herşey!

1 Mayıs erken kutlandı

0 21

1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamaları erken gerçekleştirildi. Sınırlı sayıda katılıma izin verilen kutlamada konuşan Eğitim-Sen Yalova Şube Başkanı Özgür Girişen talep etmelerine rağmen kendilerine meydanlarda kutlama yapma izni verilmediğini, bu nedenle bir basın açıklaması ile İşçi Bayramı’nı kutlamak zorunda kaldıklarını ifade etti.

1 Mayıs İşçi Sınıfının Uluslararası Birlik ve Mücadele Dayanışma günü 12 kurumun katılımıyla Cumhuriyet Meydanında genişletilmiş basın açıklaması şeklinde kutlandı. Eğitim Sen Yalova Şube Başkanı Özgür Girişen giriş konuşmasından sonra basın açıklamasını Eğitim İş Şube Başkanı Mustafa Aşina ile Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Yönetim Kurulu üyesi Fatma Kayman tarafından okundu.

Valiliğin getirdiği sayı kısıtlamasına rağmen 1 Mayıs sloganlarla, türkülerle coşkulu bir şekilde kutlanırken, kutlamalara, DİSK, KESK Eğitim İş, Hacıbektaş, Cem Vakfı, Mor Dayanışma ,Kadın Meclisleri, ADD, CHP, HDP, Sol Parti ve EMEP temsilcileri katıldı.

Yapılan ortak açıklamada “Bugün Türkiye’nin dört bir yanında 1 Mayıs İşçi sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü için yan yanayız.1 Mayıs, tarihte ilk kez geçtiğimiz sene büyük kitleler halinde kentlerin merkezi meydanlarında kutlanamamıştı. Dünya emekçileri “iş, gelir ve sosyal güvenlik” taleplerini pandemi koşullarında emeğin yaratıcı gücüyle buldukları yöntemlerle, tek ses tek yürek olarak dile getirmişlerdi. Evlerden, işyerlerinden, belirli sembolik merkezlerden yükselen irade ile dünyanın bu düzeninin değişmesi gerektiğini dünya emekçileriyle beraber haykırmıştık yasaklara rağmen, baskılara rağmen umudu büyütüyoruz. Her gün 1 Mayıs her yer 1 Mayıs diyoruz.

Bizler, ülkemizi ve dünyamızı göz göre göre büyük bir felakete sürükleyen neoliberal kapitalist düzene karşı emek ve bilim ile kurulacak yeni bir toplumsal düzenin şart olduğunu ifade etmiştik.

Aradan bir yıl geçti. Mevcut düzenin insanlığın temel sorunlarının çözümünde ne kadar yetersiz olduğu çok acı bedeller ödenerek bir kez daha görüldü. On yıllardır dünya halklarına sınırsız bir emek ve doğa sömürüsü, savaşlar, ekonomik krizler, artan eşitsizlikler, yoksulluk, işsizlik dışında hiçbir şey sunmayan bu düzen COVID-19 salgınıyla insanlığın geleceğini tehdit ediyor.

Dünya kapitalist sisteminin yarattığı eşitsizliklerin ağır sonuçlarını her gün yaşıyoruz. Sağlık hizmetlerinin ve güncel olarak da COVID-19 aşısının bir ticari meta haline gelmesinin bedelini insanlık ağır biçimde ödüyor. Ve bu koşullar altında Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu 1 Mayıs 2021’de “Yeni bir toplumsal sözleşme ve herkese aşı hakkı” mücadelesini büyütme çağrısı yapıyor.” denildi.

Açıklamada ayrıca “Bizler, bu topraklarda yaşayanlar, aklı, bilimi, emeği ve insan yaşamını öncelemeyen bir anlayışla yönetilenler, daha ağır bedeller ödüyoruz. Şeffaf olmayan ve tartışmalı resmi verilerle bile COVID-19 salgınıyla mücadelede dünyanın en başarısız ülkelerinden birinde hayatta kalmaya çalışıyoruz. Sermayenin ve patronların çıkarları için, akıl, bilim ve milyonların sağlığı yok sayılıyor. Buradan bir kere daha haykırıyoruz: Çarklar dursun, ölümler bitsin! Bugün “tam kapanma” diye sundukları önlem paketinde de işçi sınıfının ve halkın sağlığını ve gelirini değil, sermayenin çıkarlarını korumaya çalışıyorlar.Çarklar dönmeye, çalışanların çoğu işe gitmeye, insanlarımız ölmeye, sağlık emekçilerimiz tükenmeye devam ediyor. Tam kapanma dedikleri önlemlerde biz yokuz: Çalışanlar hastalanmaya, çalışmayanlar da açlığa mahkum ediliyor.Açık alanlarda nefes almamız yasaklanıp kapalı ortamlarda çalışmaya zorlanıyoruz. Ne pahasına olursa olsun “çarklar dönecek” inadıyla, insan yaşamı piyasaya kurban ediliyor. Yeterli aşı tedarik edilemiyor. Göz göre göre hastalanıyoruz, ölüyoruz ve tükeniyoruz! “Böyle salgın mücadelesi olmaz” diyor ve yaşam hakkımızdan vazgeçmiyoruz.Sadece sağlığımız değil; işimiz, aşımız, geçimimiz de tehdit altında. Pandemi sürecinde yurttaşlarına en az nakdi destek veren iki ülkeden biri Türkiye oldu. İşsizlik her gün yeni rekorlar kırıyor. Kod 29 ile tazminat bile alamadan işimizden ediliyoruz. Milyonlarca çalışan ve ailesi ücretsiz izin dayatmasıyla günde 50 lirayla yaşamaya mahkûm ediliyor. Gıda enflasyonu ile milyonlar açlık sınırının altına itiliyor. Evimize gelen faturalar kabarıyor, çarşı pazar alışverişi her gün bir öncekinden daha pahalı oluyor. Uzaktan çalışma gibi esnek çalışma biçimleriyle güvencesizlik yaygınlaşıyor.Salgın koşullarında bile ülkenin tüm kaynakları bir avuç şirkete peşkeş çekiliyor. Halk yaşam mücadelesi verirken, şirketler pandemide kârlarını artırıyor. “Geçinemiyoruz” çığlıkları yükselen ülkemizde 26 tane dolar milyarderinin serveti son bir yılda 38 milyar dolardan 53 milyar dolara yükseliyor. Bir yanda açlık, yoksulluk ve işsizlik; diğer yanda servetler birikiyor. Ekonomik kriz ve pandemi koşullarında, adaletsizliğin en çirkin yüzü karşımıza çıkıyor.

 

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.