AJANS YALOVA
Yalova'ya dair herşey!

SUSMA!!!…

Nazi zulmünü yaşamış Alman bir rahibin anılarından bir pasaj şöyleydi hafızam beni yanıltmıyorsa…

“Naziler önce Komünistler için geldiler, birşey demedim çünkü komünist değildim. Sonra Yahudiler için geldiler, yine birşey demedim çünkü Yahudi değildim. Sonra sendikacılar için geldiler, görmezden geldim çünkü sendikacı değildim. Sonra Katolikler için geldiler ve ben yine birşey demedim çünkü Katolik değildim. Ve sonra birgün benim için geldiklerinde ise çevremde benim için bir şeyler diyecek kimse kalmamıştı”

Son günlerde ülke gündemini epey meşgul eden bir şarkı var bilmem hiç dinlediniz mi…

Dövmeli, pirsingli, küpeli, uzun sakallı ama dazlak ve paspal kıyafetli rep şarkıcıları söylüyor bu şarkıyı…

14 küsür dakikalık bir klipte yukarıda anısından alıntı yaptığım rahibin düştüğü hataya düşmememiz gerektiğini anlatmışlar kendi bildikleri şekilde…

Ve bence tonlarca siyasetçinin, akademisyenin ve gazetecinin yıllardır yapmadığını yapmışlar 14 küsür dakikada…

Her akşam uykuya gitmeden önceki son yarım saati televizyonda yandaş medya turu yaparak geçirmeyi adet edinmişim…

Karşıda ne var ne yok görmek için…

Kendi deyimleri ile “Façası pis ama elleri temiz” bu kardeşlerim…

Susunca!!! neler olduğunu ve daha neler olabileceğini o kadar güzel anlatmışlar ki…

Son 1 haftaddır Beyaz Tv’den,  A Haber’e kadar tüm yandaş medyada bu klip dönüyor durmadan…

Bir zamanlar ülkemizde moda olan futbol programlarında yapıldığı gibi saniye saniye, kare kare, sözcük sözcük oynatıp üzerine yorum yapıyorlar…

Sözüm ona taraftarlarını uyaracaklar, safları sıklaştıracaklar…

Ama alt yazılı olan o klibin, hipnoz halindeki kendi kitlelerini uyandırabileceğini bile hesaba katamıyorlar…

Çözülme başladığı zaman bu tür hatalar sıkça tekrarlanır ve emin olun 31 Mart’tan beri hızla çözülüyorlar.

Aman bana bişey olmasın!!! mantığı ile maslahatı idare eden memurlar ve ülkeyi en küçük birimine kadar sömürerek ultra zenginleşen şahsiyetsiz bir tabaka hariç herkes farkında artık gemiciklerin battığının…

Aslında o şahsiyetsizler de farkında ama gözleri hala batan geminin bile mallarında…

Kaz Dağları’ndaki altını çıkarıp daha zengin yapacağız sizi vaadinin cazibesine kapılıp…

Güzelim ormanları gözlerini kırpmadan peşkeş çekenleri engellemek için 3 aya yakın bir süredir nöbet tutanların, yeni bir Gezi Direnişi’nin fitilini, bu şarkı ile ateşleyeceğinden duydukları endişeyi dile getiriyor, satılık köşe sahipleri…

Oysa onların bile gözlerinden anlaşılıyor baştan sona her kelimesi doğru olan o şarkıdan ne kadar etkilendikleri…

Elbette susmadık, hiçbir zaman susmayacağız, bu vatan namusumuz olduğu için susamayız zaten…

Kaypakkaya gibi parça parça teslim edilse gövdemiz…

Erdal Eren gibi yaşımız büyütülerek çekilse ipimiz…

Ve Berkin Elvan gibi yere düşse ekmeğimiz..

Yakışanı yapacağız yine biz…

“Yakışan” demişken aklıma geldi…

Hazır çözülme hızlanmışken, alternatif hiç olmazsa bu defa sosyal demokratlardan olsun diyenlerdenim ya…

Görünen iki seçeneğimiz var ortada…

Göreve geldiği günden itibaren, kestiği rant hortumları nedeni ile altına kırık sandelye konulan ve yaptığı her icraatle, konuştuğu her kelime ile başta saray sakini olmak üzere bütün muktedirleri zıvanadan çıkaran İmamoğlu, bir yandan da ilk hatalarını yapmaya başladı ne yazık ki…

Hep söylerim…

İdareciler ekibim dedikleri akl-ı evvellerin oyuncağıdır maalesef, onların kendisine gösterdiği kadarını bilir, onların görmesini istedikleri kadar görürler…

Ne kadar vicdan taşırsa o ekiptekiler o kadar vicdanlıdır idareci…

Vicdan muhasebesi yapması da gerekmez ekiptekilerin, çünkü en büyük günahları idareciye işletirler…

Bizler iradesiz idarecileri eleştiririz hep, fail o’dur çünkü…

İstanbul Belediyesi’ni devr aldığından bu yana 5000 işçi çıkardı İmamoğlu…

Onların hiçbirini tanımazdı eminim, “Ekibi”nin engin bilgisinden faydalanıyordu sadece…

Hem de kendisinin ve Genel Başkanı’nın seçimden önce bin defa söylediği “Hiç kimse işinden,aşından olmayacak” sözüne inat…

En büyük korkum bu benim, bugün savunduklarımın, yarın mücadele ettiklerimle aynı kafaya sahip olduklarını görmek…

İmamoğlu; eğer bir ekibe oyuncak olup 5000 kişiden tek birini bile haksız yere işten çıkarmışsan ve bu ihtimali görmezden gelip, hala kendini vicdanından emin olmadığın insanların ellerine  bırakmaya devam edeceksen…

“Benim Osman Öcalan’ın Kırmızı Bülten ile arandığından haberim yoktu” diyenden farkın kalmayacak senin de…

Yakışmadı bu…

Senin için daha çok erken olduğunu, yine sen kanıtlamış oldun böylece ….

Öte yandan, İnce içimizi ferahlatan, yüreğimize su serpen açıklamalar yaptı geçen hafta…

Susmayacağını, mücadeleye devam edeceğini, bu şarkının burada bitmeyeceğini söyledi…

Yukarıda da dedim ya daha da çoğalacak iktidar ve yandaşlarının yapacağı hatalar…

Ama onlar bu hataları yaparken bizlere ve önümüzde yürüyenlere yakışan!!!

Nihayet derin bir uykudan uyanacak olan milyonları aynı hatalarla karşılamamaktır…

17 yıldır karşısında olduğumuz bu bozuk zihniyetle aynı hataları yapmak, zaten yakışmaz bize…

Bu yüzden biraz daha dikkat edin PLEASE…

İsmail Küçükkaya’ya atılan mesaj sorulunca veya neden o akşam çıkmadınız sorusu gelince…

“Hata yaptım işte ne yapayım, özür dilerim” demekle…

“Aldandık!!! Rabbim bizi affetsin” demek arasında hiçbir fark yoktur bence…

Tek kelime ile söylemek gerekirse bu da yakışmadı…

Kendi payıma Muharrem İNCE’yi de Ekrem İMAMOĞLU’nu da pamuklara sarıp sarmalamak isterim emin olun…

Zira eğer hala biraz ümitle yaşayabiliyorsak bu ülke’de…

Bunun ilk sebebi İnce’nin yaktığı inanç meşalesi ve ikincisi ise İmamoğlu’nun sandığa sahip çıkılabileceğini cümle aleme göstermesidir…

Ama ben böyleyim işte huyum kurusun…

SUSMAM, SUSAMAM…

Selam ve Saygı ile…

Dikkatinizi Çekebilir:

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.