YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Yalova temasları kapsamında Altınova ilçesinde kivi üreticileriyle bir araya geldi.
Yeni Parti Yalova İl Başkanı Erdem Doğancı, partililer ve vatandaşlar tarafından karşılanan Özel, kivi bahçesi önünde üreticilerle uzun sohbet etti. Üreticiler, kivinin Türkiye pazarına giriş hikâyesini ve sektörün içinde bulunduğu sorunları aktardı. Özel, “Burada 40 liraya sizden alıyorlar, Yalova’da üç harfli marketler 350 liraya satıyor” dedi.
Yasemin mi, Özlem mi?
Gündemin en ağır başlığı tarım arazilerinin imara açılması oldu. Bir üretici, Yalova Valiliği Toprak Koruma Kurulu’nun Mart sonunda kamu yararı kararı alarak asfalttan denize kadar uzanan 1.700 dekar tarım arazisinin Altınova Belediye Meclisi’nde imar plan değişikliğine açıldığını anlattı. Özel bu noktada “Bizden oyları çalıp AKP’ye giden Özlem’in de payı var o işte değil mi? O önermiş” dedi. Üreticiler AK Parti’ye geçen belediye başkanının adının Özlem değil Yasemin olduğunu hatırlatınca Özel, “Ben de her gideni Özlem sanıyorum. Özlem, Beykoz ve Aydın’da var. Bu Yasemin” diye konuştu.
“Bu kumpasın içine almışlar onu”
Altınova Belediyesi’nin neden CHP’den ayrıldığı sorusuna da yanıt veren Özel şunları söyledi:
“Hiçbir sorunu yokken gitti, çok büyük bir işi CHP çatısı altında biz izin vermeyiz. Şimdi gelse YENİ Parti’de bir belediyenin böyle bir şey yapmasına izin vermeyiz. Bir anda gittiler. Sonra uzun süredir bekleyen bu başvuruyu Toprak Koruma Kurulu’na yapmışlar ve imar plan değişikliği. Tabii Yalova büyükşehir olmadığı için büyükşehire gelmiyor. Kimse Yalova Belediyesi’nin bir sorumluluğu var gibi de düşünmesin. İş Toprak Koruma Kurulu’na. Altınova Belediyesi’nin aldığı oyları çalıp kaçan Yasemin’in işidir bu. Bu kumpasın içine almışlar onu. ‘Kanal kenarını yapıyoruz’ diye ‘Çinlilerin isteği üzerine tersanelerden bağlantı yolu yapıyoruz’ diyorlar. Ona da bizim kendi sanayicilerimiz, onlar da taraf değil. Kim kime söz verdi, nasıl yapılıyor, bu kumpas nasıl kuruldu belli değil. Bilinen bir şey var: Bu güzelim verimli tarlaların içinden dünya kadar yol geçecek. Kimi bölünecek, kimi hisseli hale gelecek, kimi başka yere gitmek zorunda kalacak. Böyle büyük bir sıkıntı var.”
“Türkiye gıda enflasyonunda dünyada 5. sırada”
Özel sorunun yalnızca üreticiyi değil masasının başındaki her vatandaşı ilgilendirdiğini vurgulayarak şöyle devam etti:
“Mazot fiyatları, gübre fiyatları, otobanların, otoyolların, köprülerin geçiş fiyatları; kivi üreticisinin, incir üreticisinin, Manisa’daki üzüm üreticisinin sorunu olmaktan çok Türkiye’deki tüketicinin sorunu. Çünkü Burdur’da fasulye tarlada 8 liraysa İstanbul’da 150 liraysa, burada 40 lira, markette 350 liraysa ya da dün incirden konuşuyorduk, aynı şekilde normalde yurt dışında 1 avroya, 50 liranın üstüne satılan bir tane incirin kilosu burada 40 liraya gerilediyse burada bir şey var. Birincisi, enflasyon yüksek, kur baskı altında ve bu hem ihracatçıyı çok zorluyor ama dönüyor üreticiyi vuruyor. Ayrıca ürünlerin taşınması için 100 liralık banknot ilk çıktığında 40 litre mazot alıyormuş, şimdi 1 litre mazot alıyor. Yani 40 kat mazot karşısında paramız değer kaybetmiş. Otoyolları, bir kez daha özelleştiriyorlar, 5 kat pahalı alınacak. Sonucun ne olduğunu önce söyleyelim. Buradakilerin derdinin dışında televizyonun başında dinleyenin derdi olan şu: Türkiye gıda enflasyonunda dünyada 5. sırada. Türkiye’den kötü bir İran var, savaşta; Güney Sudan var, iç savaşta ve Venezuela var, Trump geldi başkanını aldı götürdü, orada savaş var. Bir de Arjantin, Brezilya. Dünyada 175 ülke, bu gıda enflasyonunu ölçen 180 ülkeden 175’i bizden iyi. Avrupa’da bir yıllık gıda enflasyonu yüzde 1,9, Türkiye’de yüzde 35. Bütün sebebi işte bu. Hep birlikte düzelteceğiz. Siz iktidarı değiştirirseniz biz bu işleri düzelteceğiz.”



