Ajans Yalova
Yalova'ya dair herşey!

OLUR İNŞALLAH

0 238

Ülkemizde ve dünyada üzerine konuşulacak o kadar konu varken geçtiğimiz günlerde yerel bir gazeteden okuduğum bir haber takıldı kafama.

Haberi okuyunca üzerine uzuuun uzun düşünmeden edemedim.

Küresel ısınma veya iklim değişikliği sebebi ile, 2100 yılı gibi insanlık için aslında yakın bir gelecekte Yalova, Balıkesir ve Çanakkale gibi kıyı şehirlerinin sular altında kalacağından bahsediyordu haber.

Yaklaşık 20 yıl önce “Yapay Zeka” adında bir film izlemiştim. Gelecek zamanda çocuğu komaya giren bir anne, evlat hasretini gidermek için yapay zeka teknolojisi ile üretilmiş robot bir çocuk satın alıyordu.

Bir zaman sonra kendisini satın alan ailenin çocuğu mucizevi bir şekilde komadan çıkınca annesini sevmeye programlı olduğu için ondan dinlediği Pinokyo masalındaki gibi gerçek bir çocuğa dönüşmek ümidi ile uzun bir yolculuğa çıkıyordu robot çocuk.

Çok uzun bir filmdi ve hasıl-ı kelam çocuk hiçbir zaman gerçek bir çocuğa dönüşemiyordu ve bindiği hava aracı arızalanınca kendisini New York şehrinin Atlantik Okyanusu kıyısında suyun yüzlerce metre altında buluyordu.

O gerçek bir insana asla dönüşememişti ama ondan yüzlerce yıl sonra ışınlanma teknolojisini keşfeden insanoğlu, fizyolojik değişime uğruyor; adeta bir ışık hüzmesine dönüşüyor ve atalarının izini aramak için geldikleri sular altındaki dünyada, robot çocuğu bulup uyandırmayı başarıyordu.

Biz insanlar yaratılış olarak yok olup gitmeyi bir türlü kabullenemediğimizden olacak ki hem bu dünya ile ilgili hem de öbür dünya ile ilgili bir sürü senaryo yaratırız kafamızdan.

Ve bu senaryoların çoğunda da bundan binlerce yıl sonraki çocuklarımızın bir şekilde bizden bir iz bulacaklarını düşünür ve nasıl ki biz bizden öncekilerin izlerine gıpta ve hayranlıkla bakmışsak onların da bize o şekilde bakmalarını isteriz.

Oysa biz dünyayı bu kadar kirletmeye ve hor kullanmaya devam edersek eğer bize binlerce yıl sonra hayranlık ve gıpta ile bakacak bir nesil bulamayacağız gelecekte.

Yerel gazetenin haberine göre 2100 yılında Yalova’yı sular altında bırakacağız böyle gidersek.

Başka bir karada yaşama şansı bulacak torunlarımız, beddua edecek hatta küfür edecekler bize.

Bu hızla gidersek eğer dünyamızı o kadar harap etmiş olacağız ki onların teknolojisi ne kadar gelişirse gelişsin açtığımız derin yaraları iyileştirme şansları olmayacak.

Ve giderek hızlanacak olan tükeniş döneminde en iyi ihtimalle torunlarımızın çocukları dünya üzerinde yaşayan son insan nesli olacak.

Yapabilirlerse terk edecekler dünyayı, yapamazlarsa da dünya ile beraber yok olup gidecekler. “Bizler bunu ne kadar kabul etmek istemesek de”

Yani önce Hes yapıp, sonra sel olunca, 28-68′ e mesaj isteyenlerden;

5 Yıldızlı otele peşkeş çekmek için ormanların yakılmasına kayıtsız kalıp 18-68’e mesaj isteyenlerden kurtulup, belki bizden sonrakilerin biraz daha şansını arttırmak için çok az zamanımız kaldı.

Dünyanın deeeev gibi ülkeleri önlem almazsa bizim tek başına çabamız neyi değiştirecek ki demeyin.

Felaketlerin yaşanmasına hem göz yumup hem de vatandaşından para isteyen dünyada bizimkinden başka bir devlet yok.

O yüzden biz bi burdan başlayalım da gerisi gelir inşallah!

Allem ettim, kallem ettim, yine size şu saray hükümetini “seçimle” devirmek için bir sebep daha gösterebildim bu yazıda da.

Ne diyebilirim ki…

Olur İnşallah…

Selam ve saygı ile…

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.