AJANS YALOVA
Yalova'ya dair herşey!

NASİHAT…

Ey Oğul diyerek başlamayacağım korkmayın!!!

Bir oğlum var tabii ama,1 dakika bile Diriliş izlemişliğim olmadığı için, bi türlü giremedim o hamasetle dumanlanmış kafaya…
Öyle beylik laflar beklemeyin yani benden…

Malum!!!
Yaz aylarını yaşıyor ülke…
24 Haziran Genel, 31 Mart Yerel ve 23 Haziran Güzel Seçimlerinden sonra, bence herkes en azından birkaç ay haketti gündemden uzak kalmayı…

S-400’dü, F 35’ti, AF Yasasıydı, EYT idi, Kuzey Irak Harekatıydı, falandı filandı ama koskoca meclisimiz bile tatil yapmayı uygun görmüşse bugünlerde, ben niye şişireyim ki kafanızı bunlarla…
İşte size ilk nasihatim…
Hiç değilse 1 ay takmayın bunları…
Şimdi öyle üstten üstten, nasihat ettiğime de kızmayın lütfen.
Kültürümüz bu ne yapalım.

Açıkçası, minyon tipimden midir nedir bilmem, beni görünce sürekli bir nasihat verme çabasına giren bütün büyüklerime isyandır bu yazı.
Öyle ki.
Bir darbenin şartlarının olgunlaşması beklenirken gelmişim dünyaya ve bir darbe yapmak için şartların oluşturulmasına tanık olmuşum…

Vatkalı 80’ler çocukluğum, bol bulamaç 90’lar gençliğim olmuş.

Milenyumu da görmüş bu gözler, 5G Teknolojisine de hazırlanıyor bu beyin.

İlyas Salman’ın türkü kasetini de dinledik evelAllah, Loreena Mc Kennitt’ı da biliriz elhamdülillah…

Tam bir kültür karmaşası işte benim neslim, kimse anlam veremediği için X Kuşağı kaldı adımız…

Siz, o günleri bilemezsiniz diye söze başlayan büyüklere, siz de bugünleri bilmiyorsunuz diyesim vardı ne zamandan beri…

O öyle değil, daha siyaseti çözmek için çok Toysun diyenlere ise;
Bak, sen çözdün de ne oldu, “Özcan Özel Milletvekili oldu, Vefa Salman da tekrar seçildi” demiş bulundum bu arada😂😂

Asla nasihat beklemeyin benden…
Zira musibet en hayırlısı insanoğlu için…

Çocukluğumdan beri anlam veremezdim zaten.
Annem paralardı kendini bana bi laf anlatabilmek için, zıvanadan çıkarırdım kadını.
Ama bak anne gurur duyabilirsin benle, hep doğrunun peşinde koştum hayatımda, helal süt emdirmişsin,”Rahat ol” deyiverdim işte…

Ne davulcuya kaçtım, ne de zurnacıya, gerçi hafiften bağlama çalar bizim bey ama o kadarını mazur gör, kızına fiske vurmadığın için sağol ve emeğine sağlık baba…

“Ben büyüyünce” diyerek başlanılan cümleler çooook uzaklarda kaldı artık benim yaşıtlarım için, Dante gibi ortasındayız ömrün.

Ve bazen, hesaplaşmak da lazım hayatla.

Bu defa öyle denk geldi.
Bu defa böyle zuhur etti ilham.
Kusura bakmayın yani, biraz “ben” oldu bu defa…
“Ben büyüyünce hiç nasihat etmedim”
Yaş kemale ermiş artık nasihat etmeyin bana.

Böyle pat diye söylenince, ukalalık olarak algılanıyor biliyorum.

Ama bence belli bir olgunluğa ulaşmış insanların, eğer gerçekten kendinden sonraki nesillere karşı hissettiği bir sorumluluk varsa, geleceğe dair anlayış biçimini koymalı ortaya…

Yani mesela kendisi görmeyecekse bile 50 yıl sonra nasıl bir memleket veya nasıl bir dünya tasavvur ettiğini anlatmalı gençlere…

“Selanik’e dön, oğul” nasihatini tutmayıp, 100 yıl’ı aşan tahminleri bir bir yerine oturan büyük ama çok büyük bir insanın izinde yürümüş olursunuz hiç olmazsa…

Aksi takdirde, her şahidi olduğu nikahta öööööyle gerine gerine “Bir nasihatim var; bunu isterseniz bir baba nasihati, isterseniz bir Cumhurbaşkanı nasihati olarak alın diye başlayıp, 4’te bereket vardır, 4 çocuk en iyisi” diyerek sözünü bitiren ama o 4 çocuğa şu zamanda nasıl bakılacağı hakkında en ufak bir fikri dahi bulunmayan birilerine benzeme ihtimaliniz daha yüksek olur.

Evet!
Biliyorum!
Dayanamadım ve yine siyaset yaptım.
Huyum kurusun!
İnşallah birgün şu huyum yüzünden, “Düştüm mapus damlarına ÖĞÜT veren çok olur” türküsünü çığırmak zorunda kalmam.

Küresel ısınmanın etkileri ile bir türlü doğru dürüst yaşayamadığımız bir yaz mevsimini geçirdiğimiz şu günlerde.

Okuyanı;
Memleketin bunaltan gündeminden biraz olsun uzaklaştıran ve hatta becerebildiysem birazda gülümseten bir metin olması ümidi ile kaleme aldığım bu yazımı da şöyle bitireyim…

Bütün bu anlattıklarımdan sonra, baba nasihatı dinler misiniz bilmem, baba nasihatidir sonuçta.

Amma hiç değilse bana güvenip ötekilerinkini boş verin.

Hele hele saray üstüne saray inşa etmişse bu nasihatleri eden, hemen kapatın a haberi, icraate bakın.

Selam ve Saygıyla…

Dikkatinizi Çekebilir:

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.