Ajans Yalova
Yalova'ya dair herşey!

Koçal, 17 Ağustos’un acılarını anlattı

0 23

Eski Yalova Belediye Başkanı Yakup Koçal, 17 Ağustos 1999’da Marmara Bölgesi’nde büyük yıkıma yol açan deprem ve sonrasında büyük acılar yaşadıklarını söyledi.

Koçal, o dönemde yaşadıklarını, afetin birinci yılında açılan 17 Ağustos Deprem Anıtı’nda AA muhabirine anlattı.

Aradan 22 sene geçmesine rağmen o günleri hatırlayınca aynı duyguları ister istemez yeniden yaşadığını belirten Koçal, o tarihten önce ne Türkiye’nin ne de Yalova’nın bu büyüklük ve etkide bir depremi tecrübe ettiğini dile getirdi.

O gece yaşadıklarını aktaran Koçal, saat 03.02’de meydana gelen depremin ardından sokağa fırladıklarını ifade etti.

İlk dakikalarda ne olduğunu anlayamadıklarını ancak 5-10 dakika geçtikten sonra gördükleri manzarayla büyük bir felaket yaşandığını algıladıklarını ifade eden Koçal, “Zor bir süreçti. Vatandaş olmanın ötesinde bir de belediye başkanı olma sorumluluğu vardı. Neticede bu halk sizi 4 ay önce belediye başkanı olarak seçmiş, böyle bir felaketle karşılaşıyorsunuz, halkın sorumluluğunu hissediyorsunuz. Acı var, felaket var.” diye konuştu.

Koçal, depremden insanların psikolojik olarak da büyük ölçüde etkilendiğini vurguladı.

O dönem büyük bir sorumluluk altında olduğunu dile getiren Koçal, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Depremin birinci yılında anma töreni yapmıştık. Ulusal kanallar benimle belediye başkanı olmam sıfatıyla röportaj yapmak istediler. Orada bir muhabir, ‘Hiç duygulanıp ağladınız mı?’ diye sordu. O an fark ettim. Kendimi bir yıl öyle sıkmıştım ki hep içime atmıştım, tutmuştum, zorlamıştım kendimi ağlamamak için. Ağlamaya hakkımın olmadığını düşünmüştüm. O canlı yayında tutamadım kendimi, ağlamaya başladım. Bir boşalmaydı o. Bu anlamda bir yıl düşünün, kendinize ağlamaya bile hak vermiyorsunuz, sorumluluk yaşıyorsunuz. Zor günlerdi. İnşallah kimse böyle zor günleri yaşamaz diye düşünüyorum, dua ediyorum.”

Depremde hayatını kaybeden Yalovalıların isimleri anıtta yaşatılıyor

Yakup Koçal, 17 Ağustos Deprem Anıtı’nı, afette yeğenlerini kaybeden Yalovalı heykeltıraş Ümit Öztürk’ün yaptığını anımsattı.

Anıtın anlam yüklü olduğuna dikkati çeken Koçal, şunları kaydetti:

“Bu anıtta bloklar var, bunlar kırık dökük. Bunlar yıkılma emaresi gösteren binaları temsil ediyor. Üstlerinde, Yalova’da 2 bin 500 insanımızı kaybettik, onların isimleri yazılı. Yanında delikler var. 17 Ağustos ya da başka zamanlarda insanlar gelip çiçek bırakarak kayıplarını anıyor. Ortada direkten akan su, acıyı paylaşma anlamında gözyaşını temsil ediyor. Geceleri alttan vuran ışıkla sanki ruh yükseliyormuş gibi, ölülerimizin ruhlarının göğe yükselmesini sembolize eden bir anıt bu. Burası yarılmış bir şehir. Bütün yuvarlak dairenin ortası depremle yarılmışlığı anlatıyor. İçinde de iki sergi alanımız var, depremden kalan hatıralar, fotoğraflar sergileniyor. Yerdeki mozaikler de deprem çadırlarında çocukları rehabilite etmek için tutuğumuz hocalar, onlara iş yaptırıyordu. Mozaikleri orada çocuklar yaptı. Deprem çocuklarının elleriyle yapılmış mozaiklerdir bunlar. Böyle de bir anlamı var. Anıttaki soru işaretinin anlamı şu: Düşün, sor, neden bunlar oluyor.”

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.