AJANS YALOVA
Yalova'ya dair herşey!

KELİMELERLE YALOVA…

Bu aralar ;

Kelimelerin yalın hali ile ifade ettiklerine takmış vaziyetteyim fena halde…

Külliye: Bir caminin çevresinde camiyle birlikte yapılmış medrese, imaret, sebil, kitaplık, hastane gibi yapıların tümüne verilen isimmiş mesela…

Arboretum ise ağaçlar ile ağaççık ve çalı gibi diğer odunsu bitkilerin yetiştirilmesine adanmış botanik bahçesidir. Böyle bahçeler bilimsel araştırma ve gözlemler için kullanılmakla birlikte, çeşitli canlı ağaç türlerinin derlemini barındıran birer müzedir…

Tırnak içerisindeki tanımlamanın bana ait olmadığının altını önemle çizerek belirteyim ki,
Yalova’da yaşayan “ezik ve kendini ifade edemeyen halk kitlesinin” umurunda olmadığı çok bariz olmasına rağmen, son zamanlarda sayıları iyice azalmış olan “umursayanlara” bu iki kelimeye takıntımı açıklamakla sorumluyum sanırım…

Yalova’da kurulduğu yıllarda dünyanın en büyüklerinden biri olması ile övündüğümüz bir arboretum vardı, bilmem hatırlar mısınız?

Hatta büyük depremden sonra bir ara çadır kent olarak da kullanılmıştı…

Deprem açısından, en riskli bölgeler arasında ilk sıralarda olan şehrimizin en merkezi ve güvenli alanlarından biriydi orası…

Sonra ak yıllar başladı ülkemizde, başlangıcı 2005 yılına kadar dayanan bir süreçtir bu, anlatarak çok fazla sıkmayayım sizi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Belediye, TOKİ hepsi sırasıyla dahil oldular meseleye…

TEMA Vakfı’nın efsane Başkanı Hayrettin KARACA’nın kendi elleri ile diktiği 600 fidanın yanı sıra 40 bini aşkın bitki türünün yer aldığı bu yere Yalova İmam Hatip Külliyesi yapıldı şimdilerde…

Yeri gelmişken Milli Eğitim Bakanlığının resmi e-Okul sistemi üzerinden ulaştığım bilgileri de paylaşayım sizlerle…

Yalova İmam Hatip Lisesi 1,2,3 ve 4 sınıfta toplam 570 öğrenciye hizmet vermek üzere planlanmış ama 317 boş kontenjanı var şuan, yani öğrenci sayısı 253…

Bir felaket üzerine bina edilen tüm yaşamlar o binanın altında kalmaya mahkumdur bence…

Deprem yardımları olarak gelen paralar ile “Yol” yapan bir ülkeyiz ve yine depremde çadır kent olarak kullanılan bir alanı “Külliye” yaparak siyasi ihtirasa kurban verme cahiliyesindeyiz haala ne yazık ki…

Hoş!!! ortada ne sebil var ne de kütüphane ama adı “Külliye”…

Yazının bu kısmında naçizane tavsiyem yukarıda verdiğim “Külliye” ve “Arboretum” tanımlarını dönüp tekrar okumanızdır…

Depremzede Yalovamızın deprem sonrası dönemin, Artsit Belediye Başkanı Binicioğlu’nun üstün gayretleri sonucu 3.3 Milyon TL bağış karşılığı İmar emsali 0,4’ten, 1’e yükseltilerek ticaret alanı vasfı kazandırılan KİPA geçtiğimiz aylarda 28 Milyon lira açılış fiyatı ile firma tarafından ihaleye sunuldu…
Valla ne yalan söylim, ihale sonucunu takip etmeye bile midem bulandığı için bakmadım kaç liraya satıldığına…

Ama kimbilir, kaç paraya gitti o devasa alan…

Deprem parası ile “Yol” yapan bir devlette, bağış karşılığı imar planı değişikliği yapılan bir şehir bizimkisi, 3.3 Milyon işin resmi boyutu idi tabi, gayr-ı resmi boyutunu da Allah bilir artık, “Rüşvetin belgesi mi olur kaaaarrrrrrdiişiiiiim”

Ne depremmiş be arkadaş, olmasaymış nasıl hizmet edecekmiş bu devlet!!! Neredeyse keşke 10 yılda bir olsa da yeni rant kapıları açılsa diye dua edenler var ülkemizde…

“Belediye Başkanı”
İşte taktığım başka bir kelime daha…

Osmanlıca’da şehremini, İngilizce’de majör veya İslam toplumlarında mecaz anlamı ile imam…

Saf ve bakir Anadolu insanın gözünde ise toplumun önderi…

Mevcut Yalova Belediye Başkanımız ile ilgili seçimden önce de sonra da dilim döndüğünce bir şeyler anlatmaya çalışmıştım kendimce…

İşin aslı vallahi Belediye Başkanımızı da, sayın vekilemiz hanımefendiyi de tanımam…

Belli ki üstün şahsiyetli ve sempatik insanlarmış ki, biri kendisini seçecek insanlara “ezik ve kendini ifade edemeyen” dediği ve öteki de Belediye Başkanı olacağı şehrin kaderini etkileyen hiçbir mesele de suya sabuna dokunmadığı halde seçilip duruyorlar…

Ortak tek yanları bu olsa gerek diyip gülüyorum halimize…

İnanılmaz bir şekilde bizi hor görüp,umursamayanlara pervane olduğumuzu görüyorum ya gülmekten başka birşey gelmiyor elimden…

Kelime anlamlarından hareketle seslenmek gerekirse Sayın Belediye Başkanımız, şehreminimiz, majörümüz, imamız, önderimiz için kullanım hakkı hangi kuruma ait olursa olsun Arboretum’un kapısına gidip hiç değilse bir basın açıklaması yaparak farkındalık yaratmak çok mu zor olurdu acaba…

Tamamı Yalova Belediyesi mücavir alan sınırları içerisinde bulunan bu arazi için, “Burası Arboretum’dur burada bina istemeyiz” diyerek hiç değilse kendi kanaatini ortaya koyacak iki kelam etmesini beklerdik, şehrimizin önderinden…

Çok boş beklentilerim var benim insanlardan biliyorum…

Devlet ricalini sağına ve soluna alarak hiçbir hakkının peşine düşmediği bir kentin vatandaşları önünde rahat rahat Cumhuriyet Yürüyüşü yapmak varken, CUMHURİYET’in bir aydınlanma yürüyüşü olduğunu neden düşünmek istesin ki bi insan…

Böyle işte!!!

Rahat mı batıyor benim gibilere, dert mi alıyorum durduk yere dertsiz başıma…

Birinin söylemesi gerektiğine inanıyorum, birinin hatırlatması gerektiğine…

Birinin Yalova Ziraat Odası’na ve Tarım İl Müdürlüğüne hadi artık harekete geçin şu toprak analizlerini yapıp kamuoyuna açıklayın lütfen demesi gerekmiyor mu sizce , Yalova’da bulunan kimya fabrikalarının toprağa bıraktığı ağır metal artıklarının Yalova’daki tarım ürünleri üzerindeki etkisini öğrenmeyi haketmiyormuyuz yoksa…

Hiçbir şarkıdan esinlenmedim bu sefer,hiçbir şairden tumturaklı mısralar da koymadım yazıma…

İçi zaten çoktaaaan boşaltılmış kavramlar ve anlamını bile hatırlamak istemediğimiz kelimelerle anlatmak istedim Yalova’nın normalleşmiş problemlerini ve umursamaz önderlerini…
İlleri gelenlerimizin umurunda değilisek bile sesimizi duyurmak için elimden geleni yapmaktı niyetim sadece…

Selam ve Saygı ile…



Dikkatinizi Çekebilir:

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.