Ajans Yalova
Yalova'nın özgür, bağımsız haber sitesi

‘Avukatlar susmadı, susmayacak’

0 224

Get real time updates directly on you device, subscribe now.

Yalova Baro Başkanı Avukat Fedayi Doğruyol’un 5 Nisan Avukat Günü nedeniyle bir mesaj yayınladı

Doğruyol’un mesajı şöyle: ‘’Avukatların adil yargılamanın ayrılmaz parçası olduğu, Avukatlara getirilen her türlü sınırlamanın özünde yurttaşın hak arama özgürlüğüne ve savunma hakkına getirilmiş bir kısıtlama olduğunu, bu nedenle yargının eşit süjeleri arasında ayrımcı bir yaklaşıma tabi tutulmasının kabul edilemez olduğunu, ülkemizde yargının şeffaflaşması, hak arama özgürlüğünün sağlanması ve adil yargılanma hakkının tesisi için avukatlara getirilmiş olan tüm kısıtlamaların kaldırılmasının bir zorunluluk olduğu nu belirtiriz.

‘Adil yargılanma hakkı’

Yargı bağımsızlığı sıralamasında 140 ülke arasında 111, hukukun üstünlüğü sıralamasında ise 126 ülke arasında 109. sıraya gerilediğimiz, yargıya duyulan güvenin tarihin en dip seviyesine düştüğü, olağanüstü hukuksuzlukların olağanlaştırılmaya çalışıldığı, adil yargılanma hakkı, savunma dokunulmazlığı gibi hukukun evrensel ilke ve değerlerinin yok sayıldığı bir dönemden geçiyoruz.

- Reklam -

‘Avukatlara yapılan saldırılar’

Son dönemde avukatların şiddet eylemlerine maruz kaldığı, görev sırasında yahut bürolarında meslektaşlarımızın öldürüldüğü ya da yaralandığı eylemlerin hızla arttığı görülmektedir. Avukata yapılan saldırı bizzat yargı faaliyetine ve yurttaşın hak arama hürriyetine yapılan saldırıdır. Avukatın güvenliği adil yargılama ve savunma hakkının güvencesidir. Bugüne kadar yapılan ve bundan böyle yapılacak her türlü saldırıda Yalova Barosu olarak hiçbir ayrım gözetmeksizin ve nerede gerçekleşirse gerçekleşsin meslektaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğimizi bildiririz. Avukatlara yapılan saldırılarda eylemin doğrudan tutuklama nedeni sayılmasını, bu konuda hakim ve savcıların gereken hassasiyeti göstermesini bekliyoruz.

‘Şiddet mağduru kadınlar’

Başlangıçta yargılama hizmetinin alternatifi olmadığı söylenen ancak aşama aşama dava şartı haline getirilerek doğrudan devletin yargılama yetkisini devre dışı bırakan sözde alternatif çözüm yollarının adalete hizmet etmediği açıkça ortadadır. Kuruluş yasasında dahi adaleti değil menfaati öne çıkaran bir düzenlemeyi kabul etmiyoruz. İş yükü ve yargılama sürelerinin uzunluğu hakim sayısının yetersizliği gibi sebepler asla adaletten vazgeçmenin gerekçesi olamaz. Bu çerçevede son günlerde gündeme getirilen aile hukuku uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk, Uluslararası Sözleşmeler başta olmak üzere mevzuatımıza aykırıdır. Özellikle çözüm sürecinin gizli olması nedeniyle başta şiddet mağduru kadınların aleyhine sonuçlar doğurabilecek olup kabulü mümkün değildir’’ dedi.

 

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.