AJANS YALOVA
Yalova'ya dair herşey!

AĞIZDA SU TAŞIMAK…

Başlık biraz Ramazan’da sorulan “Yemek yersem orucum bozulur mu?” türünden sorulara benzedi biliyorum ama…

Bu yazı’da size İstanbul ve İmamoğlu seçimi ile ilgili duygu,düşünce ve izlenimlerimi anlatmaya çalışacağım elden geldiğince…

Konuya geçmeden önce küçük bir hatırlatma yapayım müsaadenizle.

Bundan önceki birkaç yazımda okurlardan kimi,yazdıklarımı destekleyen,kimi soru soran, kimi ise duygu ve düşüncesini paylaşan yorumlar yapmıştı…

Geçen yazıma da bir okur,yazdığım konuya muhalif bir yorum yapmış…

Daha önceki destekleyen yorumlara cevap yazmadığım gibi,eleştiriye de cevap yazmayacağımın bilinmesini isterim…

Yazılarımda kimsenin onuruna halel getirecek cümleler kurmamaya özen gösteririm o yüzden yorum yapanlara ve yapacak olanlara sadece bu ilkeye özen göstermeleri koşulu ile istediklerini yazma özgürlüğünde olduklarını hatırlatıyorum…

Cevap vermem çünkü benim en azından şimdilik sınırsız şekilde kullandığım bir fikir beyan etme özgürlüğüm var,ama yorum yapanların böyle bir avantajı yok maalesef ve bu durum eşit şartlarda bir fikir alış-verişi yapma imkanını ortadan kaldırdığından vereceğim cevap birilerine düşüncemi dayatmak olarak algılanabilir işte bu nedenle cevap yazıları yazmamak taraftarıyım…

Yani uzun lafın kısası burası özgür bir platform o yüzden ister destekler ister eleştirirsiniz hatta yazıların altına yazada bilirsiniz…

Ben saaaaaadece okur ve saygı duyarım ama inancım gereği cevap vermiyorum haberiniz olsun…

Evet geçelim esas meseleye…

6 Hazirandan beri İstanbuldayım…

Gönüllü olarak CHP İstanbul İl Başkanlığı ve Fatih İlçe Başkanlığının Seçim propaganda faaliyetlerine katılıp çalışmak için geldim…

24 Haziran’a kadar da burdayım Allah İzin verirse…

Buradaki çalışmalardan fırsat bulursam durumdan ve izlenimlerimden ara ara sizi haberdar etmeye çalışacağım 23 Haziran’a kadar…

Cem Karaca’nın “İşçisin sen İşçi kal”

Şarkısında dediği gibi hissettiğim için burdayım ben…

İşçiyim ben,emekçiyim,Güneşli güzel günlere inanıyorsam eğer bunun için çaba sarfetmem gerektiğini,uğraş vermem gerektiğini düşünüyorum, kendi küçük dünyamda…

Huzur’un,Refah’ın,Güven’in ve Kardeşliğin hüküm sürdüğü bir dünya istiyorum OĞLUM için…

Kendimi tanıtırken söylediğim gibi en önemli özelliğim bu benim ANAYIM BEN ANA!!!

Ve Anneleri diğer tüm unvan sahiplerinden üstün kılan ise evlatları için her türlü zahmete katlanabilmeleridir…

Bu yüzden İşçiyim ve bu yüzden Anneliğim devam ettiği sürece İşçi kalmam gerek…

İstanbul’dan ilk izlenimim ise şu!!!

Bizler yani hayata sol’dan bakanlar daha çok inanıyor,”Herşeyin Çok Güzel Olacağına”

Daha hırslıyız,Daha Heyecanlıyız ve Daha çok sahip çıkıyoruz davamıza”

Elbette bizimde kulağımıza geliyor,kazanılamayacak seçimin tekrar ettirilmeyeceği haberleri ve

Elbette bizde şüpheleniyoruz bu şehrin bir yerlerinde Çalınacak Minareye Kılıf hazırlandığından…

Ama beraber çalıştığım Emekçilerin hiçbirinin umurunda değil bunlar…

İbrahim Peygamberi içine atmak için yakılan devasa ateşi gökyüzünden seyreden bir kuş’un dikkatini çekmiş telaşla bir o yana bir bu yana koşturan karınca…

Önüne konuvermiş karıncanın…

Hayr ola karınca kardeş ,ne bu acele ne bu telaş demiş…

Ateşi söndürmek için ağzımla su taşıyorum demiş karınca…

Kuş müstehzi bi edayla söylemiş aklından geçeni…

“Eh be akılsız,bir şu ateşe bak,bir de kendi cüssene,hiç söner mi o ateş senin küçücük ağzındaki su ile,var git işine biri basacak üstüne ezileceksin durduk yere”

Karınca işte her zaman naif her zaman tevazu sahibi,hep haddini bilen ve hep emekçi…

“En azından safım belli olur ya” diyebilecek kadar da vakkar sahibi…

İSTANBUL!!!
18 Milyonluk Devasa Şehir!!!

Saflarını belli etmek için Ağızlarında Su taşıyan Karıncaların istilasına uğramış, seçim iptal kararı ile beraber…

Ve ne yalan söylim bu durum bana inanılmaz keyif veriyor…

Yağlı kapı bulup çalışmadan para kazanmak için değil,Şan,Şöhret için hiç değil,hatta teker teker fişlendikleri için geleceklerini de bir bakıma riske atarak ve Fatih’te hüküm süren İsmail Ağa cemaatinin acımayacağını bildiklerinden bugünlerini bile tehlikeye atarak, ama hep gülerek ve hep inanarak çalışıyor bu insanlar…

Hemde;siz amelelik ediyorsunuz ama asıl kaymak yiyenler üst tabaka,sizi öne atıyorlar kendileri 5 yıldızlı otellerde sefa sürüyorlar söylemlerine aldırış etmeden…

Rakı sofralarında memleket kurtaranları veya klavye kahramanlarını umursamadan, amatör bir ruhla mücadele ediyorlar…

Hiçbiri ünlü değil,ve eminim hiç bir zamanda olmayacaklar,Hiçbiri Zengin’de değil ve yine eminim ki hiçbir zaman öyle de olmayacaklar…

Ve en önemlisi bu kavramların hiçbiri onların umurunda bile değil…

Beni bilen bilir;

İşçi olmaktan hep onur duydum ve kısmetse her zaman İşçi kalmak niyetindeyim.

Kendimce, yaşadığım çevrede birçok şeyden feregat ederek ve birçok olumsuzluğu göze alarak çalıştığımı düşündüm her zaman,Ama inanın ben bile görünce onları, ne kadar az mücadele ettiğimin farkına varıp UTANDIM…

Gerçekten yüzüm kızardı vallahi…

Bu arkadaşların özverisinden bahsettiğim için hiç kimse eh bana gerek kalmamış canııımm,zaten yeteri kadar çalışan varmış diye düşünmesin sakın…

Yada ben zaten onlar gibi işimi gücümü,çoluğumu,çocuğumu veya gelmişimi,geçmişimi bırakıp bir ideal uğruna mesai tüketemezdim özeleştirisini yapıp,çekilmesin bi kenara…

Onlar Karınca zaten ve bunun kendileri de farkında…

Ama herkesin basitçe yapabileceği işler,sağlayacağı katkılar var bu süreçte…

Yeter ki İnanmış olasınız “Herşeyin çok güzel olacağına”

Yeterki Ümidi diri tutmayı kendinize düstur edinmiş olasınız…

Ve Yeterki bir kerecik bile olsa,Güneşli Güzel günler görmenin hayalini kurmuş olasınız…

Şimdi hemen,telefonunuzu alıp,İstanbul’da oy kullanacağını bildiğiniz eşinizi,dostunuzu,akrabanızı arayıp, CHP’ye ve İMAMOĞLU’na oy vermesini söyleyebilirsiniz mesela…

Bunu yaparsanız eğer,O küçücük Ağzınızda Taşıdığınız su ile safınızı belli etmiş olursunuz…

Yeterki; İnanmış olasınız İbrahim’in ADALETSİZLİĞE Kurban edildiği için,Ateşe atıldığına…

Selam ve Saygı ile…

Dikkatinizi Çekebilir:

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.