Ajans Yalova
Yalova'ya dair herşey!

ADAY KİM OLMALI -4-

0 333

Yalova’nın muhtemel adayları ile ilgili çoğunluğun hoşuna gitmeyen düşüncelerimi 2 bölüm halinde yazdıktan sonra, Türkiye adayı kim olmalı sorusunu eşelemeye kaldığımız yerden devam edebiliriz artık.

Yalova bahsine adaylar biraz daha netleştiğinde geri döneceğiz elbette ama yazdığım o 2 yazıdan sonra daha da gelişen ve pekişen düşüncelerimi özetlemeyi ihmal etmemem gerektiğini biliyorum.

Gelen reaksiyonlardan edindiğim izlenimle şu maddelerin kafamda iyice netleşmiş olduğunu yazabilirim.

1) Yalovalılar, Yalova’da artık azınlık kaldıklarını kabul edemiyorlar.

Azınlıktan kastım ise şudur ki nüfus bakımından, kahir ekseriyet doğal olarak Yalovalılarda ama toplam nüfus içindeki oran %40 Yalovalı – %60 Türkiye haritası şeklinde.

2 ) Yalova’da hangi partinin kaç milletvekili çıkaracağını veya milletvekili dağılımının nasıl olacağını, Memleket Partisi’nin herhangi bir ittifakta yer alıp almayacağı ya da hangi ittifakta yer alacağı belirler.

3) Seçim erken yapılır ve “artık” oylar ile ilgili yapılan son seçim yasası değişikliği yürürlüğe girmezse Cumhur ittifakının Yalova’daki işi epey zora girer.

Çünkü Türkiye genelinde Millet İttifakı’nın işine daha fazla yaramış gibi görünen, “artık” oylar, Yalova’da geçen seçimde daha fazla Cumhur ittifakının işine yaradı.

4) Tabii ki tarafsız bir vatandaş değilim, Chp’liyim ve bunu da hiçbir zaman gizlemedim ama Yalova’da ne kadar objektif olmaya çalışarak yazı yazarsam yazayım illa ki gönül koyanlar oluyormuş.

Doğrusu kim alınırsa alınsın, kim gönül koyarsa koysun, çok ilgilenmiyorum.

Esasen, ben bunları yazarken aslında kendi partime de bir eleştiri getirmiş oluyorum.

Çünkü bu parti artık kadın ve gençlere kota koymak gibi çağ dışı uygulamaları geride bırakmalı ve fermuar sistemine geçip, kadınlara ve gençlere pozitif ayırımcılık yapmalı.

Meryem Ataç’ın ismini, hem bu düşüncemin eseri olarak, hem de yıllar süren fedakarlıklarına şahit olduğum için yazmıştım.

Bu konuyu kendisi ile konuşmuşluğum da yoktu, böyle bir düşüncesi olup olmadığı ile ilgili en ufak fikrim de yoktu.

Madem benim düşündüğüm veya gönlümden geçen gibi olacakmış gibi alınıp, gönül koyanlar oluyor, alın size 2.sıraya da taaa Gençlik Kollarından beri tanıdığım, izlediğim ve emeklerine yine çokça şahit olduğum Merkez İlçe Başkanı Erdem Doğancı’yı yazıyorum.

Bu arkadaşımla da bu konuyu hiç konuşmuşluğum veya böyle bir düşüncesi olup olmadığı ile ilgili en ufak bir fikrim de yoktur.

Eh fermuar bozulmasın ve formalite tamamlansın diye 3.sıraya da kendimi yazdım.

Kendimle bu konuyu epey, konuşmuşluğum vardır ve böyle bir düşüncemin olmadığına dair yemin bile ederim ama diyorum ya sadece benim yazdıklarımla koooskoca bir partinin milletvekili aday sıralaması belirlenecek sananlar yüzünden kendimi de feda ettim işte.

Olsun, o herkesin bu olsun, yok şu olsun dediği isimlerin hiçbirini listeye dahi sokmadım ya, varsın feda olayım CHP’ye.

Hele hele yazılarımla ısrarla birilerini tarif ettiğimi ve isim vermeden birilerini öncellediğimi düşünenlere de cevap olsun bu sıralama, o söylediklerinizi de listeye dahil etmedim…

Bu şekilde hepimiz rahat ettiğimize göre Yalova ve özellikle Chp Yalova konusuna 1-2 ay ara verip, gelelim Cumhurbaşkanı adayına.

“Aday kim olmalı” yazı dizisinin ilkinde “Kılıçdaroğlu” ile ilgili düşüncelerimi yazarken, benim açımdan hiç sorun olmadığını altını çizerek belirtip ‘Alevi’ olmasının, seçilmesi önündeki en büyük engel olduğunu söylemiştim.

Benden sonra bir İyi Parti Milletvekili tam da benim söylediğim sebeplere benzer ifadelerle aynı noktaya dikkat çekti.

Tabii ki bana da olduğu gibi hemen linç edildi, sözlerini ve niyetini tekrar tekrar açıklamak zorunda kaldı, partisince disipline sevk edildi…

Halbuki adamcağız, sadece Türk toplum yapısı üzerine bir tespitte bulunmuştu. Tespitin yanlış olduğunu söyleyip, oturur beklersiniz. Sandık gelir, Kılıçdaroğlu aday olur ve kazanırsa, tespit hakikaten yanlıştı dersiniz, o milletvekili de ülkeyi yanlış tahlil etmişim diyip, özrünü dilerdi.

Tabii ki bende özür dilerdim.

Peki ya kazanamayıp, tespitimiz doğru çıkarsa!

Bu linç kültürüne uyup, bana ve o milletvekiline şiddetle muhalefet edenler bu ülke halklarından nasıl özür dileyecek?

Bir hakkımız daha var mı?

Öteki seçimi bekleyecek mecalimiz olacak mı?

Bir dahaki sefere diyecek lükse sahip miyiz?

Kim bu vebali yüklenebilir ki veya kim bu seçimi de riske atmayı da göze alabilir ki?

Görünen o ki Kılıçdaroğlu son ana kadar, 6’lı masadan kendisi için destek almaya zorlayacak.

Ama geçtiğimiz günlerde karşıma çıkar, TV’de bi oturum yaparlarsa adayımızı açıklarım mealinde bi çıkış yapmıştı ya.

Ben Erdoğan’ın yerinde olsam, hadi bakalım hemen şimdi çıkalım TV’ye diyip, Kılıçdaroğlu’nu tek ayak üzerinde yakalardım.

Daha ittifak ortakları ile hiçbir isim üzerinde uzlaşılmadığı halde, Kılıçdaroğlu’nu isim açıklaması için köşeye sıkıştırırdım.

Al sana Kılıçdaroğlu, moderatör de İsmail Küçükkaya olsun, hem de ana yayıncı Halk tv olsun derdim, tek şart var, “Sözünün eri olup, Adayını Açıklayacaksın bugün” derdim.

Doğrusu Erdoğan gibi bir siyasetçinin bu açığı nasıl göremediğine şaşırdım.

Mental yorgunluk olsa gerek.

Bence Erdoğan, tarihi bir fırsatı kaçırmış oldu.

Tekrar edeyim ki herkes nasıl büyük bir hata yapıldığının iyice farkına varsın.

Ben Erdoğan’ın yerinde olsam, mümkün olan en kısa süreye hatta o demeçten 3-5 saat sonrasına tüm televizyonların ortak yayın vereceği bir açık oturuma çıkar, daha ilk dakika da “söyle bakalım Kemal bey, adayınız kimdir, bilelim de ona göre konuşalım” der ve daha 1.dakika oturumu bitirmiş olurdum.

Ne diyecekti Kılıçdaroğlu, ne yapacaktı?

O programda bir isim açıklasa, henüz üzerinde uzlaşılmadığı için ittifak ortaklarınca oldu bittiye getirmek ve emri vaki olarak algılanacağından, 6’lı masanın altına kendi eli ile dinamit koymuş olurdu, yok eğer isim açıklayamayacak olursa inandırıcılığını tamamen yitirecekti.

İşin açıkçası tarihimizin en önemli seçimlerinden biri olacak bu seçim öncesinde böyle büyük bir hata yapılmaz.

Verilmiş sadakamız varmış diyelim.

Diğer taraftan İmamoğlu’nun aday gösterilme ihtimali, Trabzon hadisesinden sonra vız gelip, tırıs gidiyorken, Mansur Yavaş ihtimali giderek güçleniyor.

Bu arada, HDP ve Türk Solu tarafında da Demirtaş’ın hala içeride olması ve artık daha fazla yıpranmaması adına başka isimler üzerinde uzlaşı arayışı olduğu da gözümden kaçmadı.

HDP içinden Mithat Sancar, Hdp’den ayrılıp yeni bir parti kuran Ayhan Bilgen ve Sol Parti Genel Başkanı Alper Taş üzerinde uzlaşılabilecek isimlerin başında geliyor.

HDP desteği olacağı için bu isimlerden hangisi aday olursa ilk turda minimum % 8 , maksimum % 12 oy alacağı aşikardır zaten.

Bu defa fazla uzatmadan ve diğer yazıya da bir şeyler bırakarak noktalayalım yazıyı.

Selam ve Saygı ile…

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu site deneyimlerinizi kişiselleştirmek amacıyla KVKK ve GDPR uyarınca çerez(cookie) kullanmaktadır. Bu konu hakkında detaylı bilgi almak için tıklayın. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Kabul et Daha Fazla Oku