Ajans Yalova
Yalova'ya dair herşey!

Rektör Cebeci, Ardahan’da konuşma yaptı

0 9

Ardahan Üniversitesi Aşık Şenlik Kültür Merkezi’nde düzenlenen söyleşi, Yalova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Suat Cebeci ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Rahmi Karakuş’un yanı sıra Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Biber, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yıldız ve çok sayıdaki akademik ve idari personelin katılımıyla gerçekleşti. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Biber’in açılış konuşması ile başlayan söyleşide, Prof. Dr. Suat Cebeci, ‘Manevi Rehberlik’; Prof. Dr. Rahmi Karakuş ise ‘İslam Felsefesinin Dünü ve Bugünü’ başlıklı konuşmalarını gerçekleştirdi.

“İsimlendirmede Uzlaşı Yok”

İlk olarak söz alan Prof. Dr. Suat Cebeci, dini danışmanlık ve rehberlik konusunda hem isimlendirme hem de tanımlama anlamında bir uzlaşı bulunmadığına dikkat çekti. Daha sonra ise kavramın tarihçesi hakkında bilgi veren Prof. Dr. Suat Cebeci, “Sanayi Devrimi’nden sonra insanların üretkenlikleri ölçüsünde değerli olduğu anlayışı, mesleki eğitimin önemini arttırdı. Bunu takiben ilk olarak Amerika’da öğrencileri yeteneklerine göre mesleki alanlara yönlendirme eğilimi hakim oldu. Bu durum zamanla bir yandan psikolojik danışmanlığa, diğer yandan da zorlu yaşam şartları altında hayatlarını sürdürürken yardıma ihtiyaç duyan insanların psikolojik olarak rahatlatılması için ‘papaz yardımı’ olarak tercüme edebileceğimiz bir anlayışa evrildi. Daha sonra ise bu anlayışın bilimsel desteğe ihtiyaç duyması ile Pastoral Psikoloji alanı şekillendi” diye konuştu.

“Dini Danışma ve Rehberlik Olarak Adlandırmalıyız”

Konuya ilişkin ‘dini rehberlik’, ‘dini danışmanlık’, ‘manevi danışmanlık’ gibi isimlendirmeler olmasına karşın, kavramın ‘dini danışma ve rehberlik’ olarak yerleşmesi gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Suat Cebeci, “Olayın bir danışma, bir de rehberlik boyutu var. Bunları birleştiren alana dini danışma ve rehberlik demeliyiz. Din eğitimi adı altında bilgiyi aktarmak yetmiyor. Din eğitimini, doğru davranışları meydana getirecek şekilde vermek gerekiyor. Bu da rehberlik edici bir din eğitimi anlamına geliyor. Buna biz ‘din eğitiminde rehberlik yaklaşımı’ diyoruz. Ancak bu durum henüz ilahiyat fakültelerinde yerleşmiş bir konu değil” diye konuştu.

“Kural ve Kaidelerin Oluşması Gerekiyor”

Dini danışma ve rehberlik alanının, henüz bilimsel bir disiplin hüviyetine kavuşmadığını belirten Prof. Dr. Suat Cebeci, “Şu an bir ilgi alanı ancak biz bunu hizmet alanı haline getirmeye çalışıyoruz. Bu nedenle dini danışmanlık ve rehberlik alanının ilkelerini, kurallarını ve metotlarını belirlemeye çalışıyoruz. Çünkü dini danışma ve rehberliğin yürütülmesi için kural ve kaidelerin oluşması gerekiyor. Bu öyle bir ilgi alanı ki onu ihmal etmekle dini yaşayışı berhava ediyoruz, yaptıklarımızı doğru biliyor, yanlış yapıyoruz. Dinde insanın kafasında henüz çözümlenememiş o kadar çok bilgi var ki onların şaşkınlığını hayat boyu yaşıyoruz. Farkında olmadan isyana sürüklendiğimiz ya da dinden çıktığımız bile olabiliyor. Tüm bunların sebebi, o kritik bilgileri, bir rehberlik mantığı içerisinde öğrenmememiz. Bu nedenle bir din öğretimi yaklaşımı olan dini danışma ve rehberlik konusunu çok dikkate almalıyız” diyerek sözlerini noktaladı.

Daha sonra söz alan Yalova Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Rahmi Karakuş ise ‘İslam Felsefesinin Dünü ve Bugünü’ başlıklı konuşmasını gerçekleştirdi. İslam felsefesini, İslam dinin yaşandığı coğrafyadaki felsefe olarak tanımlayan Prof. Dr. Karakuş, bundan daha fazla bir anlam yüklenmesi durumunda işin içinden çıkılmasının zorlaştığını dile getirdi.

“İki Soruya Cevap Arıyoruz”

Felsefenin temelde iki soruya cevap aradığını ifade eden Prof. Dr. Karakuş, “Felsefe, ‘kimim ve neredeyim?’ sorularına yanıt aramaktadır. Bu dünyada nasıl yaşayacağımız, bu iki soruya verdiğimiz cevaba göre şekilleniyor. Geçmişte ve şimdi olduğu gibi bundan sonra da bu iki soruya yanıt arayacağız. Biz bu iki soruyu ‘neredeyim’ kısmından başlayarak cevaplandırırız. Çünkü ‘kim’ olduğumuz sorusunun cevabı, ‘neredeyim’ sorusuna bağlı olarak cevaplandırılıyor. Bu konuda Platon ve Aristoteles gibi referans düşünürlerimize başvurduğumuzda, Aristoteles’in üç temel soruya dikkat çektiğini görüyoruz. Bunlar; düşünmenin ilkeleri, iki şey arasında bağlantı kurmak ve üçüncüsü ise tanrı hakkında konuşmaktır. Birinci soruyu; mantık, ikinci soruyu; bilim ve bilim felsefesi ve üçüncü soruyu ise teoloji, kelam ve din bilgisi ile yapılandırdık” açıklamalarında bulundu.

“Yeni Baştan Düşünme Zamanı”

Kim olduğumuzu açıklamaya yardımcı olacak uğraşının, din içerisinde yeniden düşünülerek diğer tüm bilgi alanlarının istifade edebileceği kavramlar oluşturulduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Rahmi Karakuş felsefe, kelam ve fıkıh alanlarına özellikle dikkat çekerek, “Bu üç disiplin, kavramlara kendilerine göre anlamlar yükleyebilmektedir. Mesela kıyas, üç disiplinde de farklı anlamlara gelmektedir ancak hepsinin adı aynıdır. Biz geçmişte düşündük, tartıştık ve karşılıklı disiplinlerin birbirini beslediği güzel bir hayat modeli çıkardık. Şimdi ise yeni baştan düşünme zamanı. Çünkü öteden beri getirdiğimiz açıklamalar, pratikteki hayatın ihtiyaçlarını karşılamadığı için bir kriz yaşıyoruz. Bu nedenle manevi rehberliğe ve tanrı hakkında konsensüsün sağlandığı bir dini konuşmaya ihtiyacımız var. Özetle, sorularımız iki tane ve yeni baştan sormak zorundayız. Buna ister felsefe, isterse de İslam felsefesi deyin” ifadeleri ile sözlerini noktaladı. Prof. Dr. Suat Cebeci ve Prof. Dr. Rahmi Karakuş, konuşmalarının ardından katılımcılardan gelen soruları yanıtladı. Daha sonra ise Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Biber’in, Yalova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Suat Cebeci’ye; Ardahan Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yıldız’ın ise Yalova Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Rahmi Karakuş’a teşekkür belgelerini takdimi ile söyleşi sona erdi.

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.