Ajans Yalova
Yalova'nın özgür, bağımsız haber sitesi

MAZLUMU GETİRİN BANA!!!

0 463

Get real time updates directly on you device, subscribe now.

Henüz küçük bir çocukken, her ortalama memleket çocuğuna sorulduğu gibi “Büyüyünce ne olacan” sorusuna çokça muhattap olurdum ben de…

“Ev Hanımı olacağım” derdim müthiş bir inanç ve sevinçle…

İnsanın küçüklüğünün, bir çeşit muhasebesidir büyümek…

Kendi muhasebemin bir parçası olarak, çoook sonraları o kadar hevesle  “Ev Kadını” olmak istememin nedenini ancak büyüyünce  izah edebildim kendime…

Çocuk aklımda  saf, masum ve mazlum olmanın timsaliydi annem ve onun vasfıydı “Ev Kadınlığı”…

Her çocuk gibi ben de hayrandım anneme, yani bundan mı ibaretti bütün mesele…

Psikologların “Rol Model” dediği kavramdı işte, bu kadar basit miydi?

Elbette değil…

Dedim ya çocuktum…

Henüz…

Kurtuluş savaşı zamanında ölen bebeğinin kundağında top mermisi taşıyan Şerife Bacı’yı bilmiyordum…

Bilseydim “Şerife Bacı gibi bir Türk Kadını olacağımı” söylerdim elbette…

Kardeşi Hasan Medine’de zehirlendiği, kardeşi Hüseyin Kerbela’da katledildiği halde Yezid’in karşısına çıkarıldığında onun yüzüne tükürme cesareti gösterdiğini daha okumamıştım, okumuş olsaydım…

“Hz. Zeynep olacağım” derdim ısrarla…

7 tane “aç çocuğuna” verecek ekmeği olmadığı için, kendini asan ama şaha kalkmış ekonomimizin zarar görmemesi için haber bile yapılamayan…

“Diyarbakır’lı Hatice Tarım” olmak isterdim, içim burkularak…

Daha 16 yaşındaki çocuğunu götüren cezaevi aracının arkasından

“Ama o daha çok küçük” diyerek feryad eden…

“Manisalı Anne” olmak istiyorum derdim, çocuk merhametimle…

Doğduğum yıl…

Maraş’ta karnı deşilerek çıkarılan bebeği ile beraber can veren…

“Alevi kadın olmak istiyorum” derdim…

Eminim ki Gezi Parkı’nda biber gazı ile duş alan “Kırmızılı Kadın” olacağım derdim hayranlıkla…

- Reklam -

Ve mutlaka ki “Türkü söylemek için” ölüm orucunda can veren “Helin Bölek” olacağım derdim inançla…

Okuma- yazma bilmediği için örgü ipi ile ölçerek hapishaneye milletvekili gönderen “Kürt Kadını” olmak isterdim…

Beyaz Show’a telefonla bağlanıp “Çocuklar ölmesin” dediği için 6 aylık kızı ile beraber hapse atılan Ayşe öğretmen ya da Pkk tarafından şehit edilen Aybüke öğretmen olmak isterdim hiç tereddüt etmeden…

Büyüdüğümde farkına bir vardım ki…

Ben aslında “Ev Kadını” olmak değil “Mazlum” olmak istemiş ve o çocuk muhakemem ile annemin vasfı olan ev kadınlığını mazlum olmanın yolu olarak formüle etmişim…

Üzülüyordum kendime çünkü…

Elden birşey gelmez artık diyordum, yukarıda saydıklarımın hiçbiri  olamadım…

Hele hele şu son zamanlarda…

Seher vaktindeki idamını erteletmek için Sultan Şehriyar’a 1001 gece boyunca masallar anlatan Şehrazat gibi hissetmeye başlamıştım kendimi…

Memnun değildim tabii ki halimden ama, 1001 odalı bir sarayda yaşayan bir hükümdarın dalkavuğu olmaktansa, Atatürk’e borçlu ve onun kurduğu Cumhuriyetin bir kadını olduğumu düşünmek teselli veriyordu bana…

Hatta bazı zamanlar diğer seçenekleri tahayyül edip, bir borcum olacaksa eğer, varsın bu borcum Atatürk’e olsun diye de avuturum kendimi…

Bugün ki bana, anlatırken çocukluğumu…

Meğer…

Rahmetli Kemal Sunal’ın bir filminde “Mazlumu getirin banaaaa” repliğindeki  “Mazlum” karakteri olmayı ümid ettiğimi söylerim kendime…

Gerçi,olmadıkları halde, “Mazlum Rolü” yaparak 18 yıldır halka zulmetme yetkisini bir şekilde alanları görünce bu hevesimden de biraz  vazgeçer gibi olmuştum  ama…

Geçen hafta, gerçek mazlumların 50′ şer 50′ şer listelendiğini öğrenmek daha bir şevklendirdi beni…

Umuyorum ki o listelerden birinde olma şerefine erişmiş olayım…

Herkes, soyadı Moğolca olan ve çekirge sürüsü gibi geçtikleri heryeri talan etmekten başka hiçbir şöhreti bulunmayan Moğollar’ın, günümüzdeki torunu olduğunu soyadı ile ifşa etmekten geri kalmayan, bu kadına kızıyor belki ama…

Ben, “Gerçek bir Mazlum” olma hayalimi gerçekleştirmek için henüz geç kalmadığımı gösterdiği için teşekkür bile edebilirim kendisine…

Zira…

“Mazlum’u getirin banaaaaa” diyen bir zalimin karşısına “Mazlum” olarak götürülmekten daha onurlu bir unvan düşünememiştim bugüne kadar…

Ne küçüklüğümde, ne de büyüdüğümde…

Selam ve saygı ile…

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.