Ajans Yalova
Köşe Yazıları Manşet

BEN OLSAM…

Yaşamımız boyunca herhangi bir konuda fikir beyan ederken en çok kullandığımız repliklerden biridir “BEN OLSAM”…

Çoğunlukla övünerek ve doğrusunu yapacağımızı düşünerek söyleriz ama bence hepimizde var olan megalomanyaklığın tezahüründen başka bişey değildir bu durum…

“Empati ile alakası yoktur”…

Kimse üzerine alınmasın, niyetim kimseye akıl vermek değil ve zaten öyle bir haddim olmadığını da bilirim…

Benimkisi olsa olsa basit bir “Ben Olsam” krizi yani…

Ben olsam!!!

Korkmuyorum diyerek,
Yayını terk edene…

—“Gel Bakalım Muharrem %30’u “sen” geçtin, bu defa %35′ in üzerine çıkaramazsan partiyi, çeker gidersin ama” diyip…

Anahtarı teslim ederdim…

Haaaa bu arada…

Protesto, protestodur…

Dolayısı ile bende olsam aynını yapar hatta bi de bela okurdum tv patronuna cahil işi…

Bir kesim nefretle karşı çıkarken Gezi zekasına, anlamaya ve ılımlı yaklaşmaya çalışan diğer kesimin tahlil edemediği tam da budur işte…

3-5 ağaç sebep olur protestoya ama bir anda yaşam tarzına müdahaleye karşı koyuş halini alır…

Önce bir parkta oturur, sonra yürür, sonra sadece durursun ve ne zaman gideceğin o anki şartlara bağlıdır, planlaması yoktur…

Önemli olan, kimin ne diyeceği, ne yapacağı veya sonunun ne olacağı değildir…

Olur ve tarihe öyle geçer…

Kaçtı desinler, adam bi daha kazandı desinler, bana bak Muharrem desinler ki, zaten demedikleri şeyler değil bunlar …

Ama tarih, Gezi’yi ve Gezi’yi anlayabilmiş İnce’yi yazacaktır artık…

Ben olsam!!!

Heykel dikmekten başka bişey yapmadıkları söylendiği için, bütün Chp’li belediyelere talimat gönderir her il, ilçe ve beldede, bankaların yoğun halde yerleşmiş olduğu caddelere Zat-ı Şahane’nin birer heykelini diktirir sonra da bankalara girip-çıkan vatandaşlarımızın o heykellere ne yapacağını izlerdim keyifle…

Ben olsam!!!

Tabanıma, Diyarbakır ve tüm Doğu illerinden % 80 oranında oy verdirip, Mhp’yi tek başına iktidara taşıyıp, başka meşgale ve düşmanı kalmaması için de, Hdp’yi kendim fesh ettikten sonra, makam odasındaki saati 17:25’te donduran arkabahçeli’nin, mevcut iktidarı nasıl hallaç pamuğu gibi dağıttığını, hapishanedeki hücremden izleyip kıs kıs gülerdim…

Kendim hapiste ama fikrimin bir parçası iktidarda olurdu en azından…

Ben olsam!!!

Harf devrimini cehaletin kaynağı olarak gösterenlere inat, CHP’nin tüm iç ve dış yazışmalarını Osmanlıca yapıp, parti programını Arapça yayınlardım…

Sonra da okumaya çalışmalarını seyreder, “siz ne cahilsiniz beeee, ceddinizin ve dininizin elif-ba’sını bile bilmiyorsunuz” diyip, akılları ile ben alay ederdim bu defa…

- Reklam -

Ben olsam!!!

Amerika’daki 1 zencinin polis tarafından öldürülmesinin ardından, yüksek perdeden Trump’a sallayan Türk Milliyetçilerini görünce, Edirne’deki hücremde gülmekten ölürdüm kesin…

Ben olsam!!!

Sırf, Cehape gelirse sosyal yardımlar biter pratiğini doğru çıkarmak için şu corona sürecinde Chp’li belediyelerden kimseye bir tek delikli kuruş yardım yaptırmazdım…

Sosyal yardımlaşmanın kitabını yeniden yazan İmamoğlu’nu ve Mansur Yavaş’ı tatile gönderip, küçücük Koru’da bile 2000 aileye envai çeşit yardım ulaştıran Kamil Yaman’a “ne yapıyorsun yahu sen, otur hele oturduğun yerde Corona kapacan bak sonra” diye nasihat edip…

Yenikapı’ya bu kez açlığı ve yoksulluğu protesto etmek için gidecek olan % 53’ü dinlerdim gözlerim kapalı…

Bakalım, nasıl da verdikçe verecekti yüce rabbim…

Ben olsam!!!

Ayasofya’nın cami yapılmasını destekler, Efes Antik kentini tekrar toprağa gömüp, Nemrut Dağı’nı toplarla yerle bir etmeleri için kampanya başlatır, hatta Mardin’i haritadan silmeleri için açlık grevine oturturdum bütün partililerimi, bugünlerde dilini yutmuş tarihçilerimize inat…

Sonra!!! IŞİD’in, Taliban’ın ve El-Kaide’nin sonlarını düşünüp yastığa başımı mutlu mutlu koyardım…

Dedim ya…

Basit bir ben olsam krizi idi benimkisi…

Şükür ki!!! geçti gitti bu seferde…

Aslında daha çoooook şey yapardım ben olsam ama…

Hamdım, piştim, yandım ve ancak bu kadar “Ben” oldum…

Hatta o kadar oldum ki…

Başka bir partinin hapse tıkılan 2 milletvekilini söylemekten korktuğu için sadece Enis Berberoğlu üzerinden demokrasi bekçiliği yapan Kılıçdaroğlu’nu eleştirmeye tenezül bile etmeyeceğim artık…

Neymiş efendim şu şartlarda adalet yürüyüşü doğru olmazmış…

Ben olsam!!!

Bir iskandinav ülkesine gönderirdim onu…

Zaten hiçbir siyasi dokunulmazlığın olmadığı o ülkelerde serin serin estirsin diye…

Hikaye etmek bile şikayettir, Sufiilerin dünyasında…

Eh bu saaten sonra tasavvuf ehli olacağımız da yok ama…

Siz beni hikaye etmiş sayın yinede..

Ama ben sizin yerinizde olsam şikayet etmek yerine…

GELECEK ‘te tüm dertlerine DEVA bulacak İYİ ve CUMHURİYET’i sonuna kadar haketmiş Türkiye HALKLAR’ının, çok yakında ADALETSİZ KALKINAN’ları getirdikleri gibi götürceklerine olan inancımı korur ve bu arada da sağlığıma dikkat ederdim…

Selam ve saygı ile…

Related posts

Yalova Belediyesi’ne iki ödül birden

Site Yöneticisi

Eyvah! Bayramda kilo aldım!

Burcu Aslan Kurtulmuş

Eğitim varsa engel yok!

Site Yöneticisi

Leave a Comment

Sitemizdeki deneyiminizi kişiselleştirmek ve geliştirmek ve reklamların size iletilmesini iyileştirmek için çerezler kullanırız. "Kabul Et" butonuna tıklayarak çerez kullanımımızı kabul edersiniz. KABUL ET DEVAMI

Gizlilik ve Çerez Politikası