HABER PORTALI
Yalova'ya dair herşey!

Yalova, nasıl bir yer?

En hasbi duygularımla herkese merhaba!

Bendeniz, 32 kıta 250 ülke 115 bin şehir, dere tepe, çayır çimen geze geze* dolaştıktan sonra, Türkiye’nin adeta cennetten bir köşesi olan Yalova’sında ikamet etmeye başlayan emekli bir seyyahım. Burayı görür görmez seyyahlığı bırakmaya karar verdim. Anladım ki burayı gördükten sonra başka yerler artık ilgimi çekmeyecek, insanlığıma hiçbir şey katmayacaktı. Bu vesileyle ilk köşe yazımı, beni seyyahlıktan soğutan, dalgalandırıp durultan, ilk görüşte vurulduğum, dünyalar güzeli Sayın Yalova’ya hediye ediyorum. Bu sınırlı köşemde size, gördüğüm, tattığım, teneffüs ettiğim, dünyanın hiçbir yerinde bir benzeri olmayan bu güzide şehri kendimce, elimden geldiğince aktarmaya çalışacağım. O zaman en sonda söyleyeceğimi, en başta söyleyerek başlayalım: Yalova nasıl bir yer? Yalova harika bir yer, öyle böyle değil…

Burası bazen sulu bazen kuru, dönem dönem yağışlı, yaz ayları dondurmalı kış ayları patatesli ve börekli bir yer. Börekleri ve patatesleri dünyaca ünlüdür Yalova’nın. Burada yapılan böreklerin ve patateslerin başka yerde yapılabilmesi imkânsız. Börek ve patates yemeden yaşanmaz burada. Neli börek olduğu önemli değil. Patates ise yarım ekmek, alt üst ketçap ve mayonezli…

Burası yanıp sönen Led ışıklı, estetik bir yaklaşımla dizayn edilmiş,  rengârenk harika tabelalara sahip. Çok çeşitli tabelalar mevcut. İnsanın gözü adeta bayram ediyor. Başka hiçbir şehirde böylesine nizamlı, intizamlı tabelalar göremezsiniz. Diğer yerler hep kargaşa, hep kaostur. Oysa burası tam tersi; mükemmel hesaplar ve çalışmalarla hayata geçirilmiş bir şehir planlamacılığına sahip olduğu ŞAK! diye anlaşılıyor. Buranın şehir planlamacılarının, mimarlarının mükemmel bir gustoya sahip olduğu anında kendini belli ediyor.

Sokaklarından, caddelerinden, köprülerinden, insanından; canlılık, kültür ve tarih, gayzer gibi göğe doğru fışkırıyor. Nereye sallarsan salla tarihe ve kültüre çarpıyor. O yüzden buranın yetkilileri gelecekleri uyarıyor. Fışkıran tarih ve kültürden dolayı ıslanmamak için şemsiye, yağmurluk ve çizmelerini getirmelerinde fayda var.

Burası denize kıyısı olan tüm sahil kentlerinde olduğu gibi “YEŞİLLE MAVİNİN” buluştuğu bir yer. Fakat diğer yerlerdeki yeşil ve mavi buluşmasına kesinlikle benzemiyor. Buranın yeşil ve mavisi diğerlerinin yeşil ve mavisinden bir bakışta ayrılıyor; insanın kendi gözleriyle görmesi lazım. Mavi gibi mavisi ve yeşil gibi yeşili var. Yeşil maviye, mavi yeşile kavuşuyor.  Mavi yeşili kucaklıyor, yeşil maviyi sarmalıyor.  Mavi ve yeşil, yeşil ve mavi ile öyle bir hemhal oluyor ki, öyle böyle değil, anlayamazsınız…

Doğayla iç içe olması haliyle buraya çok hoş rayihalar ve nahiyeler katıyor. İnsanın insanı, çiçeğin saksıyı, saksının toprağı, hayvanın hayvanı sevdiği, sevgiyi ve saygıyı eksik etmediği, kavga dövüşün olmadığı (kesinlikle yok); ne kurdun, ne kuzunun, ne balığın, ne tavuğun ne de kuşun birbirini asla madiklemediği** bir yer. Kimse kimsenin yüzüne gülüp, arkasından üfürmüyor. Birbirlerinin tarlasına, arsasına, malına, aşına göz koymuyor. Kimse masada on çay içildiyse, hesaba yirmi beş çay yazmıyor. Her şey helaliyle dönüyor burada. Olacak iş değil. Vandırful!

Kaydırmanın, yalamanın çatlamanın çutlamanın olmadığı; sanayisi ve oto sanayisi olan bir yer. Takır takır işliyor her çeşit sanayisi.

Kimsenin, “Sen değil ben! Siz değil biz! Şimdi sıra bizde, OH OH OH! HAH HAH HAH!” vb. şeyler demediği;  hırsın, çıkarın, avantanın olmadığı mükemmel bir yer. Particilik purticilik yok. Burada herkes birisi, birisi herkes için el birliğiyle çalışıyor. Dedik ya, kesinlikle benzemiyor diğer yerlere, anlatmaya gerek yok…

Ultra katılımcı, süper demokratik bir işleyişi var buranın. Halkı, tüm karar aşamalarında sonuna kadar yer alıyor, kamunun çıkarları cansiperane gözetiliyor. Burada kimse engellilere ayrılmış yerlere park etmiyor, masalar kaldırımlardan taşmıyor, görme engellilerin yoluna dev saksılar koymuyor, motorlar kaldırımlara çıkmıyor, kimse kimseye omuz atmıyor ve kimse yerlere tükürmüyor.

Burada kimse; “Çaktırmadan koy cebime” demiyor. Kimse masaya silah, ananas kivi mango oralet, tüfek, mikrop ve çelik*** koyarak kimseyi tehdit edemiyor. Burada söz veren sözünü tutuyor, imzalar gayet muntazam atılıyor, imzasız alışveriş değiş tokuş asla mümkün değil. Hukuka, kanuna, verilen söze, peygamber sünnetine canı gönülden uyulan, çok enteresan yer burası. Kimse burada kaçak kat çıkamıyor, afetlerde riskli olan alanlar imara açılamıyor.  Oysa diğer yerler öyle mi? Başka yerlerde isteyen istediği yeri açıyor.

Kimse kimseyi laf olsun diye eleştirmiyor, herkes yapıcı;  bazen elini taşın altına, bazen taşı elinin altına, bazen de taşı taşın altına koyuyor. Trafik sorunu, park sorunu yok. Denize, sahile kimse çöpünü atmıyor, ormana kimse kakasını yapmıyor. Yapanların eline bir miktar harçlık ve erzak verilerek, hemen şehir sınırına götürülüyor, “Sana güle güle, bir daha da gelme!” diye uzaklara yollanıyor.

Kalmadı başka yerlerde böylesi bir yer. Dünyanın diğer yerleri kirli, çürük ve adi****; oysa burası temiz, taze, sağlam, adeta bal döküp yalanabilecek bir yer. Ferahlıktan, bolluktan dolayı buranın insanları bir sabah mutlu kalkıyorsa, ertesi sabah umutlu kalkıyor. Bir sonraki gün neşeli kalktıysa ertesi gün daha coşkulu yaşıyor. Asık suratlı gezen, höt zöt diyen kimseyi göremezsiniz Yalova’da. Pörfekt!

Ev kiraları dükkân kiraları çok ucuz. İş bolluğu olduğundan insanlar istediği işi rahatlıkla seçiyor, hangi işe el atılsa rahmet taşıyor o işten. Boşta gezen, gelecek kaygısı yaşayan gençler yok burada.

Buranın çayı çay gibi, simidi simit gibi, poğaçası poğaça gibi; peynirli diye satılıp da içinden peynir çıkmayan poğaça asla görmezsiniz. Tam aksine peynirin içine poğaça koyup pişiriyorlar çünkü. Burası diğer yerler gibi değil, farklı; hayretler içinde kalırsınız.

Aşure gibi yer Yalova; malzemesi bol, çeşit çeşit, taze taze… Salçası, turşusu, tatlı ve ekşi bol. Bereketli toprakları var.  Şehir kendi tükettiğini kendi üretiyor; hep organik tüketiyor Tarlası bağı bostanı, gezen tavuğu, yüzen balığı, yürüyen mandası ve oturan sığırı bol olan bir yer. Burada gökte hareket olunca, yerden bereket bitiyor. Ta Adalardan, Pendik’ten, Kartal’dan insanlar kalkıp, pazarına çarşısına geliyor. Çarşı Pazar şenleniyor, pazar gibi pazarlar kuruluyor burada. Bir kez gelen, gelmelere doyamıyor, hep gelmek istiyor. Niye? Ulaşımı kolay çünkü…

Denizden bir yere kadar ama helikopterle her yanına rahatlıkla bakılabiliyor. Nereleri tarih, nereleri kültür, nereler hoş, nereleri boş, kuşbakışı uçuşla bir kerede, ŞIRRRAAK! diye anlaşılıyor.

Daha pek çok şey sayabiliriz ama yerimiz almaz. Benzemiyor diğer yerlere; burası ve buranın insanı her yere ve herkese çok aykırı. Burası adeta insanlığın son kalesi, Burası medeniyetin son gemisi, burası insanlığın son güvenli rıhtımı… Bu yüzden burayı, gözbebeğimiz gibi korumak gerekiyor. Başka yerde böyle bir yer yok. Buraya oluk oluk gelinmeli,  muhakkak görülmeli, sevgiyle anmalı, unutmamalı…

Tüm bu olağanüstü güzelliklerin yanında bir artısı daha var: Nargileli kafeleri… Buradakiler dünyanın başka hiçbir yerindeki nargileli kafelere benzemiyor. Nargile dumanları çok egzotik, çok sofistike tütüyor.

Bitti mi? Bitmedi! Yemekten sonra yürüyüş yapmak isteyenler sahilinde slalomlar yaparak, martıcılıkta bir dünya markası olan Yalova Martıları gibi süzülebilir, ileri geri yürüyebilirler. Yürüyüş boyunca İspanyol, Arnavut, Macar, İtalyan, Yunan, Koreli, Japon, Hintli, Latin Amerikalı vs. Dünyanın her yanından kalkıp gelmiş insanlarla karşılaşmak mümkün. Beynelmilel bir yer çünkü burası. Geliyor insanlar buraya, oksijeni dibine kadar çekiyorlar.

Bitirirken, son sözde yine diyorum ki: Burası yaşanır bir yer. Gelin, sevin, sayın ve yaşayın Yalova’yı. Şelalesi bile var, o yüzden burada arzular şelale…

 

*Çayır çimen geze geze

https://www.youtube.com/watch?v=fuzRnU2Dm4U

**madiklemek:

Hile yapmak, dolap çevirmek.

***Tüfek,Mikrop ve Çelik-J. Diamond (1997)

https://eksisozluk.com/entry/3851079

****Kirli, Çürük ve Adi (1988)   

https://www.imdb.com/title/tt0095031/?ref_=nm_flmg_act_40

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.