Taşköprülü çiftçi isyan etti

0
23

Taşköprü’de askeri arazi üzerinde 40 yıldır tarım yapan çiftçiler, Çiftlikköy Mal Müdürlüğü’nün bu yıl kendilerine yüksek ecrimisil talebinde bulunmasına tepki gösterdi. Bu duruma tepki gösteren çiftçilere destek olan Yalova İl Genel Meclisi’nin CHP Grubu Sözcüsü ve Çiftlikköylü Üyesi Bahar Doğan, “Yalova’da sanayiciye araziyi metrekaresini 125 kuruşa kökünden satan hazine, köylüye gelince arazinin metrekaresinden 140 kuruş ecrimisil istiyor. Bu nasıl uygulama?” diyerek tepki gösterdi.



Taşköprü’de askeri arazide tarımsal faaliyet yapan çiftçiler, bir araya gelerek Çiftlikköy Mal Müdürlüğü’nün yüksek ecrimisil talebinde bulunmasına tepki gösterdiler. Taşköprü Belediyesi’nde bir araya gelen çiftçiler, burada Taşköprü Belediye Başkanı Nedret Gülen’in de desteklerini talep ettiler. Düzenlenen toplantıya kendisi de Taşköprülü olan Yalova İl Genel Meclisi Üyesi Bahar Doğan ile Çiftlikköy Ziraat Odası Başkanı Mehmet Anaçardı da katıldı. Büyük mağduriyetler yaşadıklarını söyleyen çiftçiler, yargı yoluna başvurmaya hazırlanıyor.

“Çiftçilerimiz mağdur”

Çiftçiler adına bir açıklama yapan Başkan Anaçardı, Çiftlikköy Mal Müdürlüğü’nün talebinin bu alanda faaliyet yürüten çiftçileri mağdur ettiğini söyledi. Anaçardı, “Çiftçilerimiz burada 40 yıldır tarım yapıyor. Devlet de milli savunma da bunu biliyor. 255 dönüm alan üzerinde tarım yapılıyor. Şimdi çıkartılan fiyatlar çok yüksek. Bu durumun sonuna kadar takipçisi olacağız. Bu durum nedeniyle çiftçilerimiz mağdur durumda. Tarımda kazanç zaten bellidir. 2007 yılında dönüm başında 170 lira alınıyordu şimdi 1450 lira isteniyor. 1420 lira devletin resmi belirlediği rakam var. Bunun da 5’te 1’ini almak zorundalar. Bu konuda yetkililerin desteğini bekliyoruz. Çiftçilerimiz yargıya başvurmaya hazırlanıyor” dedi.

“Arda değil arazi statüsündendir”

Çiftlikköy Mal Müdürlüğü’nün yüksek ecrimisil talebine tepki gösteren çiftçilere destek olan Doğan, “Taşköprü’deki hazine yeri kesinlikle arazi statüsündedir. Arsaymış gibi ecrimisil talep edilemez. Yalova’da sanayiciye metrekaresini 125 kuruşa kökünden satan hazine, köylüye gelince metrekaresinden yıllık 140 kuruş ecrimisil istiyor. Bu nasıl adalet, bu nasıl uygulama?” diye konuştu.

“Arsa nedir arazi nedir?”

Bahar Doğan, konuyla ilgili açıklama yaparak Çiftlikköy Mal Müdürlüğü’nün hata yaptığını iddia etti. Doğan, “Emlak vergisi kanunu ve vergi usul kanununu birlikte incelediğimizde Çiftlikköy Kaymakamlığı Mal Müdürlüğü’nün yaptığı ciddi bir hata olduğunu görüyoruz. Hazineye ait olan bu araziler, vatandaşlarımızın yaptığı zirai faaliyetlerden dolayı belirlemiş oldukları ecrimisil ne kanuna, ne mevzuata, hiçbir yönetmeliğe uymaz. Yani tahliye ile ilgili kısmına bir şey demiyorum. Peki hata nerede? Şimdi arsalarla ilgili vergi kanunu ve emlak kanunu gereği arsalarla ilgili bedelleri kim belirler bu belli. Vatandaşa rücu ettirilen bir ecrimisil var. Soruyorsunuz ilgililere, onlar da diyor ki; Belediye imar yapmış, burası arsa statüsünde, yine hiçbir belediyenin yetkisi olmadığı halde hazine yerlerine emlak beyan değeri belirlemiş. Şimdi diyor ki; onların belirlediği değer bu. Pekala, Mal Müdürlüğü’ne buradan soruyorum; Arsa nedir arazi nedir? Açık ve seçik kanun belirliyor. Belediye sınırları içinde parsellenmiş arazilere arsa denir diyor. Arsa tanımı farklı arazi tanımı farklı. Kanun bunları belirlemiş. Dolayısıyla bu kanunu uygulayan kişilerin kendi inisiyatifi doğrultusunda bu arsadır bu arazidir deme şansı yok. Şimdi bu çiftçilerimizin kullandığı yer parsel olmuş mu? İmarı da olsa parsel olmamış” dedi.

“Bir kere daha değerlendirmelerini talep ediyoruz”

Doğan, yetkililerden bu durumun yeniden değerlendirilmesini talep ettiklerini söyledi. Doğan, “Bakın beldede, orada benim arsam var. Benim yerim imarlı ama parselasyon olmadığı için ve fiilen tarım yaptığım için yine benden belediye arazi yani tarla statüsünde vergi almak zorunda. Dolayısıyla bu hesapları yaparken ilgili arkadaşlar yer arazi midir arsa mıdır bir kere buna karar verecekler. Önüne evrağı koyacak ve bakacak. Ben buradan söylüyorum. Arazi nedir? 1319 sayılı emlak vergisi kanununun 12. maddesine baksın.  Orada arazi tabiri ne. Şimdi arazi olan bir yerden siz emlak beyan değeri arsadır diye vatandaşlara böyle bir para rücu ettiremezsiniz. Bu ciddi bir hata. Devlet memurları görevini yaparken Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını üzmeyecek şekilde, tabi ki görevlerini yapacaklar ama bu kanunları da uygularken vatandaşı üzmeyecek, onları tedirgin etmeyecek şekilde uygulamalarını ben tavsiye ediyorum. Bu şekilde vatandaşın uykularını kaçıran, onları kara kara düşünceye sokan kararlar son derece yanlıştır. Bir kere daha değerlendirmelerini talep ediyoruz” şeklinde konuştu.

“Vatandaşı hukuki yollara zorlamadan…”

Doğan, mağdur olan vatandaşların yargı yoluna başvurması ile daha da mağdur edileceğini söyledi. Doğan açıklamasının sonunda şu ifadelere yer verdi:

“Bu 2013 yılında belediyenin toplanmış olduğu emlak komisyonunun almış olduğu kararlara göre hesaplar yapılmış. Tabi o 2013 yılında dönemin belediye başkanının başkanlığında toplanan komisyon bu yerlere 100 lira bedel biçmiş. 2013 yılından önceki de 2009 yılında belirlenmişti. Emlak vergisi kanununda hazine yerleri vergiden muaftır. Şimdi muaf olan bir yere sanki emlak vergisi verecekmiş gibi oturup komisyon kurup bedel belirlemesi abeste iştigaldir. Bunu belirlediğinizde işte böyle anormal durumlar ortaya çıkıyor. Oradaki memur da ‘belediye bu bedeli belirlemiş, ben ne yapayım’ diyor. Dolayısıyla belediyelerin muaf olan yerleri bellidir. Zaten araziyle ilgili bedeli belediyenin dışında Valiliğin belirlediği komisyon belirliyor. Orada arazi statüsü olan bir alana arsa statüsü uygulanmıştır. Son derece yanlıştır. Arkadaşlarımız yargıya gidecektir. Yargı, burada ciddi bir yanlışın olduğunu ortaya çıkaracaktır ve yargı vatandaşın lehine karar verecektir. Vatandaşı bu tür hukuki yollara zorlamadan, idare makamlarının bunu düzeltmelerini diliyorum. Bir kere daha değerlendirmelerini diliyoruz. Kendi hukukçuları da var. Sorsunlar. Vatandaşı yakaladım, şimdi derisini yüzeceğim anlayışı olmasın. Mahkemeden de dönecektir. Mahkemeden döndükten sonra, yanlış düzeltildikten sonra basın ile tekrar bir araya geliriz ama o zaman sözlerimiz daha ağır olur. İnşallah bu aşamalara gitmez.”