HABER PORTALI
Yalova'ya dair herşey!

SEÇİMLERİ SOSYAL MEDYA İLE NASIL KAYBETTİM?

Aday: Seçimler yakın, fotoğrafları, sloganları Facebook’ta paylaşmak gerek.

Partili: Başkanım siz verin şifreleri bana ben yaparım.

Aday: Olmaz. Profesyonel çalışacağız. Bir ajans ya da bir sosyal medya uzmanı bulun.

Partili: Başkanım; ajans ve uzmanlar 10 lira fiyat verdi.

Aday: Ooo! Şehrin anahtarını da verelim!

Partili: Başkanım benim amcaoğlu var, sanayide çalışıyor ama bu işleri iyi biliyor. Her fotoğrafını 100 kişi beğeniyor.

Aday: Konuş bakalım, ne ister.

Partili: Başkanım, 5 liraya yaparım dedi. Nasıl yapacaksın dedim. “Siz telefonla çektiğiniz fotoğrafları bana gönderin, ben altına bir şeyler karalar, seni de etiketler paylaşırım. Paylaşınca da; gönderiyi öne çıkar der, başkanın kredi kartından reklam veririm. Hepsi bu. Zaten ajans da bunu yapıyor.” Dedi.

Aday: Âlâ.. Âlâ… Başlasın. Seçimden sonra da parası hazır…

… 1 Ay Sonra;

Eski Aday: Seçimi kaybetmezdik aslında. Bizim partililer, diğer partiye çalıştı. Diğer parti de parayla oy satın almış. Yoksa sokak ve Facebook beni istiyordu. Yüzlerce beğeni yalan söylemez!

Partili: Başkanım; bizim amcaoğlunun alacağı vardı…

Eski Aday: Başkanım deyip durma bana!

Evet seçimler yaklaştı, aday adaylarını sokakta, el ilanlarında, Facebook’ta görmeye başladık. Herkesin söylemleri yavaş yavaş siyasileşmeye başladı, herkesin bozuk ilişkileri düzelmeye, dargınlar barışmaya başladı, hesaplar, kitaplar, gece görüşmeleri hız kazandı…

Siyasetin geleneksel yanı olan sıcak temas olmazsa olmaz…

Güçlü görünmek adına kalabalık durmak, bağıran arabalar, afişler, posterler, gazete ilanları da olmazsa olmaz…

Peki çağın gereksinimleri, genç nesil ve apolitik olmaya yakın, kavgadan, stresten kaçan insanlar?

Artık ister siyasi çalışma olsun, ister ürün / firma tanıtımı yapılsın; geleneksel yöntemlerle hareket etmek eksik kalıyor. Hemen hepimizin elindeki cep telefonlarına girmeyen çalışmalar, tamamlanamıyor. Çağın ve değişen insan düşünceleri ve psikolojisinin gerisinde kalıyor…

O zaman durumu 2 madde ile tamamlayalım.

  • Seçimlerde Sosyal Medya kullanımı olmazsa olmaz hale gelmiştir.
  • Sosyal Medya kullanımı; doğru, bilimsel, sosyoloji ve psikoloji bilimlerinin ışığında olmalıdır.

Sosyal Medyayı doğru kullanmazsak ne olur?

  • Seçim Kaybederiz.
  • İtibar Kaybederiz.
  • Para Kaybederiz.
  • Zaman Kaybederiz.


Sosyal Medya Ne Değildir?

Sosyal Medya; Facebook’tan ibaret, fotoğraf ve yazı paylaşılan, günlük konuşma dilinde yorum yapılan, istemediğimiz tepkileri silip, sinirlendiklerimizle tartıştığımız, fikirlerimizi zorla kabul ettirmek için dil döktüğümüz, gördüğümüz her ters (bize göre) paylaşımın altına açıklamalar yazdığımız, hesaplarımızı “amcaoğlunun” yönetebileceği bir yer değildir.

Nedir peki bu Sosyal Medya?

7 Buçuk Milyar olan Dünya Nüfusunun %53’ü internet kullanıcısı ve %42’si yani 3 Milyardan fazla insan da aktif olarak sosyal medya kullanıcısı.

Sosyal Medya’da hala en büyük ve en hızlı büyüyen mecra da Facebook.

Yani biz sosyal medyada bir çalışma yaptığımızda ve bunu hedef kitlemize ulaştırdığımızda, aslında insanların %42’sine, yani ortalama bir oranla 200bin nüfuslu Yalova’nın; 84bin’ine ulaşmış oluyoruz.

Sosyal Medya kullanmazsak; Yalova’daki 84bin insanı yok saymış,

Sosyal Medyayı yanlış kullanırsak da; Yalova’daki 84bin kişinin hakkımızda yanlış düşünmesine sebep olmuş oluyoruz.

Sosyal Medya’nın avantajları da; aslında saymakla bitmemekle beraber, en çok göz önüne çıkan kısmı; projeleri, kategorize edebilmek ve istediğimiz kırılımlarla, sadece istediğimiz kişilere, istediğimiz saatlerde gösterebilmek. Sonuçları da gözlemleyebilmek.

Bu durumu iki örnek ile açıklayalım;

1- Termal Belediye Başkan Adayı; Ev Hanımları için bir proje anlatıyor.

Projenin hedef kitlesi doğrudan ev hanımları yani… O zaman projemizi Yalova standartlarına göre; Sadece 25 yaş üzeri, Termal ilçesinde yaşayan kadınlara; hafta içi 11.00 – 15.00 ile 17.00 – 21.00 saatleri arasında günde en fazla 2 kere göreceği şekilde yayınlıyoruz.

2- Çınarcık Belediye Başkan Adayı; genç ve işsiz erkekler için bir proje anlatıyor.

Hedef kitlemizi bu sefer de; 25 yaş altı, Çınarcık’ta yaşayan erkekler olarak belirledik. Sosyal Medyaya girme istatistiklerine göre gün ve saatleri belirledik, örneğin: Çarşamba ve Cuma günleri Saat: 21.00 ile 23.00 arası. Sonuç olarak da istediğimiz genç ve Çınarcık’ta yaşayan erkeklere projemizi anlatmış olduk.

Sonuç ne oldu peki?

İstediğimiz projeyi, yalnızca istediğimiz hedef kitleye, istediğimiz gün ve istediğimiz saatlerde, istediğimiz kadar göstermiş olduk. Dolayısıyla reklam bütçemizi istediğimiz kadar bölerek, istediğimiz kadar çok kampanya oluşturduk. Sonuçları da; reklam devam ederken ya da bittiğinde detaylı olarak gözlemledik. Eğer istediğimiz verim olmamışsa, anında revize ettik, görseli, yazıyı, saati, günü anında değiştirebildik. İstediğimiz zaman durdurup, istediğimiz zaman devam ettik ve sadece istediğimiz kadar para harcadık.

Gördüğünüz gibi sosyal medya sizi doğru ellerde, tamamen özgür kılıyor ve hedefe ala sapmadan, yüzde yüz doğru ölçümlerle ulaştırıyor. Bu kadar önemli bir mecranın da, yanlış, hatalı veya eksik bilgi ile kullanılması, diğer reklam ve propaganda çalışmaları ile doğrudan ilişkili ve tamamlayıcı olmaması, size çok büyük bir güç kaybı yaşatıyor hatta aleyhinize çalışmaya başlıyor.

Unutmayın; güçlü bir silah, ancak doğru ellerde güvenli olur.

Başkan: Farkında mısın, tüm Yalova bizi seviyor ve destekliyor. Hatta hatalarımızda dahi arkamızda duruyor.

Partili: Tüm Yalova tek bir yumruk olduk adeta başkanım.

Başkan: Sen yine de bana sürekli başkanım demekten vazgeç…

Partili: Peki başkanım…

Dikkatinizi Çekebilir:

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.