HABER PORTALI
Yalova'ya dair herşey!

Mahkeme OSB’ye “Dur” dedi

Yalova Taşköprü’de kurulması planlanan Yalova Kompozit ve Kimya İhtisas Islah OSB Projesi (YALKİM OSB) için Yalova Platformu’nun açtığı davada Bursa 2. İdare Mahkemesi bir kez daha ÇED sürecinin iptaline karar verdi.

YALKİM OSB için verilen 18.05.2015 tarihli ÇED olumlu kararı Yalova Platformu’nun açtığı dava sonucunda Bursa 1. İdare Mahkemesi’nce iptal edilmişti. İptal kararından hemen sonra hazırlanan revize ÇED Raporu üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından ikinci kez 31.05.2017 tarihli ÇED olumlu kararı verilmiş ve Yalova Platformu, Ziraat Mühendisleri Odası ile birlikte verilen bu ÇED olumlu kararının da iptali için dava açmıştı.

Mahkeme kararı açıkladı

Bursa 2. İdare Mahkemesi 2017/ 938E,2018/ 121 K. Sayılı 22.02.2018 tarihli kararında bölgenin özellikle deprem bölgesinde yer almasını gerekçe gösterdi. Mahkeme kararında “Projede eksiklikler giderilse dahi faaliyet alanının 1. Derece Deprem Bölgesi içerisinde kalması, proje alanının denize yakın olan ve yeraltı suyunun yüksek olduğu kesimlerinin, çok yumuşak kil ve şiltten oluşması, bu kesimlerin temel bakımından kötü, çok kötü zemin koşulları sergilemesi ve olası depremlerde de sergileyecek olması, proje alanının deprem geçmişinin (17 Ağustos 1999 depreminde Askeri Havaalanı ortasında yaklaşık 500 m2 uzunluğunda bir kırık ve bu kırık da 10-15cm’lik düşey atım ölçülmesi, Hersek Yarımadası’ndan gelerek, deniz içinde uzanan ve inceleme alanına yaklaşık 3,5 km uzaktan geçen kıyı fayının son 500 yılda en az iki kez kırılması ve gelecekteki büyük depremlerde yeniden kırılma olasılığının oldukça yüksek olması) olumsuzluğu, ayrıca deniz içi fayının kırılması sırasında oluşacak tsunami ve benzeri dalgaların kıyıdan içeriye girebileceği anlaşılmış olup dava konucu ÇED olumlu kararında kamu yararına ve hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Öte yandan, her ne kadar davalı tarafından OSB sınırları içerisinde genişleme alanının tanımlandığı ve yeni tesislerin kurulmasının söz konusu olmadığı iddia edilmekte ise de faaliyet alanında yer alan tesislerin önemli ölçüde gelişim gösterdiği ve yıllar boyunca kurulu alanların devamlı genişlediği tespit edilmiş olup hatta nihai çed raporunda da kompozit malzemeler üretecek tesislerin yapılacağı da belirtilmektedir.Ayrıca, Yalova Kompozit ve Kimya ihtisas OSB alanı bitişiğinde bulunan 12,7 hektar tarım alanının sanayi amaçlı imar planı yapılmak üzere tarım dışı amaçla kullanılmasının uygun olduğuna dair 02/07/2015 tarih ve 2015/4 sayılı Yalova İl Toprak koruma Kurul kararının da alınması sonucunda iddia edilenin aksine sanayi alanların genişletilerek yeni tesisler yapılacağına ve bunun sonucunda mutlak tarım arazilerinin yok olmasına yol açabileceği de açıktır” ifadelerine yer verildi.

Tehlikeli büyüme hevesi

Mahkemenin ÇED olumlu kararının iptaline karar vermesi sonrasında Yalova Platformu’ndan yapılan açıklamada, şirketlerin çıkarları için çevre ve halk sağlığının hiçe sayıldığı belirtildi. Platformdan yapılan açıklamalarda şu ifadelere yer verildi:

“Marmara’da yakın gelecekte büyük bir deprem olacağı b gün herkesçe biliniyorken ve Yalova’nın da bu depremden en çok etkilenecek yerlerden biri olduğu yapılan çalışmalarla ortaya konmuşken, deniz içi fayının kırılması sırasında tsunami meydana geleceği biliniyorken yerleşim alanlarının yakınında, kara yolunun hemen kenarında, yeterli sağlık koruma bandı oluşturmanın mümkün olmadığı, tarım alanlarını tehdit eden bir kimya osb yapılanmasında ısrar etmek geçmişten ders almamaktır,  şirketlerin ticari çıkarları için çevre ve halk sağlığını hiçe saymaktır.

17 Ağustos 1999 Depremi’nde söz konusu OSB yapılanması içindeki tesislerden biri olan fabrikada meydana gelen zehirli kimyasal sızıntısını (Elyafın hammaddesi olarak tesiste depolanan Akrilonitril hammadde tanklarının depremde hasar görmesi sonucu sızmıştır) insanların yakınlarını enkaz altında bırakıp kaçmak zorunda bırakılmalarını unutmadık. 17 Ağustos Depreminden sonra bölgeden taşınması gündeme gelen tesislerin sonraki süreçte hızlı bir büyüme refleksine girip yeni tesisler ve kapasite artışları ile Yalova halkı üzerindeki riskleri kat be kat arttırdıkları ortadadır. Riske atılan,  Yalova halkının yaşam hakkıdır. Bu tehlikeli büyüme hevesinden vazgeçilmelidir.Yalova Platformu olarak yaşam hakkımızı, sağlıklı çevrede yaşama hakkımızı kullanarak açtığımız davada kazandığımız hukuk zaferini paylaşmaktan mutluluk duyuyor, geçmişten ders alınmasını şirketlerin fay hattı üzerinde, ölümcül riskler içeren büyüme hevesine kamu idarelerinin bir daha onay vermemesini talep ediyoruz”

YALOVA PLATFORMU

Dikkatinizi Çekebilir:

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.