Koçal Uyardı: “Yapay Zekâ Ücretsiz Ama Bedeli Ağır Olacak”

Site Yöneticisi
90 Görüntüleme
3 Min Read

Yalova eski Belediye Başkanı ve yazar Yakup Bilgin Koçal, yapay zekâ teknolojilerinin hızla yaygınlaşmasına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Resmî Facebook hesabından yaptığı paylaşımda Koçal, yapay zekâ uygulamalarının masum bir teknolojik gelişme olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak, küresel güçlerin bu alanda “karanlık hedefler” taşıdığını öne sürdü.

Son yıllarda hayatın merkezine hızla yerleşen yapay zekâ uygulamaları; eğitimden sağlığa, hukuktan mühendisliğe kadar pek çok alanda kolaylık sağlarken, entelektüel çevrelerde ise ciddi tartışmalara yol açıyor. Yapay zekânın toplumsal etkilerine eleştirel yaklaşan isimlerden biri olan Koçal, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde mücadele ettiği PYD ile yapay zekânın aynı stratejik aklın farklı araçları olduğunu savundu.

Koçal, yapay zekâ uygulamalarının ücretsiz ve erişilebilir şekilde sunulmasının tesadüf olmadığını belirterek, emperyal güçlerin bu süreçte uzun vadeli hesaplar yaptığını ifade etti.

Dört “Gerçek ve Karanlık” Amaç

Yapay zekânın Hollywood senaryolarıyla değil, gerçekçi bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğini söyleyen Koçal, küresel güçlerin yapay zekâ üzerinden dört temel hedef güttüğünü dile getirdi. Bu hedefleri; İnsan Geri Bildirimi, Bilişsel Silahsızlandırma, Gerçekliğin Kontrolü ve Gerçeklik Mühendisliği ile Mutlak Tekel başlıkları altında topladı.

Koçal’a göre yapay zekânın gelişimi için en kritik unsur “insan geri bildirimi”. Milyarlarca insanın bu sistemleri ücretsiz kullanarak farkında olmadan yapay zekâyı eğittiğini söyleyen Koçal, bunun şirketler açısından trilyonlarca dolarlık bir maliyetten kurtulmak anlamına geldiğini ifade etti.

“Bilişsel silahsızlandırma” kavramına dikkat çeken Koçal, birkaç yıl içinde yapay zekâ olmadan e-posta yazamayan, karar veremeyen ve analiz yapamayan bir nesil ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu.

Gerçekliğin kontrolü konusuna da değinen Koçal, yapay zekânın tek bir “doğru bilgi kaynağına” dönüşmesi halinde, toplumların neye inanacağının tamamen algoritmalar tarafından belirleneceğini savundu.

“Bu Dijital Sömürgeciliktir”

Koçal, “Mutlak Tekel” hedefinin ise asıl tehlike olduğunu belirterek, yapay zekâ altyapısının birkaç küresel şirketin elinde toplanmasının geri dönüşü olmayan sonuçlar doğuracağını söyledi. Tıp, hukuk, eğitim ve mühendislik gibi alanların bu şirketlerin sistemlerine bağlanmasıyla ülkelerin “zeka vanasının” kontrol altına alınabileceğini ifade eden Koçal, bu durumu dijital sömürgecilik olarak tanımladı.

“Amaç İnsanı Yok Etmek Değil”

Koçal, sürecin nihai hedefinin insanlığı yok etmek olmadığını belirterek, “Ölüler tüketmez. Asıl amaç, insanı sisteme bağımlı bir biyolojik birime dönüştürmektir” dedi.

Mevcut dönemi bir “balayı süreci” olarak tanımlayan Koçal, yapay zekânın şu an cazip ve ücretsiz sunulduğunu, ancak asıl faturanın bağımlılık oluştuktan sonra kesileceğini söyledi.

Bu yazıyı paylaş
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir