Ajans Yalova
Yalova'nın özgür, bağımsız haber sitesi

KAZLAR V ŞEKLİNDE, YALOVALILAR İ ŞEKLİNDE

0 1.005

Get real time updates directly on you device, subscribe now.

Bugün kazlarla, Yalovalıları kıyaslayacağız…

Tabi bunu yaparken, kafamız kaz kadar çalışıyor mu, kaz gibi göç ediyor muyuz değil de; toplu halde yaptığımız hareketler, düşünceler ve birbirimize karşı bakış açılarımız şeklinde bir değerlendirme ve neden V şeklinde uçmayıp, İ şeklinde durduğumuzun karşılaştırmalarını yapacağız.

Yaban kazlarının, havada sürekli olarak kalan kartal gibi kuşlar olmadığını sadece göç zamanı uzun süreler havada kaldıklarını biliyoruz. Bu sebeple kanatları uzun süreler uçmaya elverişli olan uzun ince yapıda değil, kısa ve kalın yapıda. Bundan dolayı uzun süre uçmaları tek başlarına neredeyse imkânsız. Tıpkı insanların da büyük toplumsal hareketleri tek başlarına yapmalarının imkânsız olması gibi.

Peki, kazlar V şeklinde neden uçuyor, Yalovalı İ şeklinde neden duruyor?

V şeklinde uçarken, sırada uçan her kuş kanat çırparken, arkasındaki kuş için onu kaldıran bir hava akımı yaratır. Bu sayede “V” şeklindeki bu dizilim toplu halde ve büyük uzun ince bir kanat halini alır, kuşların tek kanatları oldukça az bir sürtünmeye ve güzel bir kaldırma kuvveti etkisine maruz kalarak, tek başlarına alabilecekleri yolun yaklaşık %70 daha fazlasına toplu halde gidebilmelerini sağlar. Yani iki katına yakın.

Tıpkı belli bir hedef için bir araya gelen insanların, tek başlarına alamadıkları yolu, birlikte alabilecek olmaları gibi.

Gruptaki bir kaz, V diziliminden ayrılırsa, hava akımından dolayı anında yavaşlıyor ve uçmakta güçlük çekiyor. Sonrasında hemen gruba geri dönüyor. Yani kafası kaz kadar çalışan her canlı, toplu halde ve birlikte aynı yöne gidenlerin yanında yer alıyor…

Peki, ne olacak bu V’nin en önündeki kazın hali?

Tahmin ettiğimiz gibi en öndeki kaz, arka taraflara yardımcı olan hava akımını oluşturmaya başlarken, kendisi hiçbir şeyden yararlanamadan, tek başına ve kendi gücü ile uçuyor. Bu da onun çabuk yorulmasına sebep oluyor. Bu durumda yorulan kaz hemen grubun ortasına geçiyor –bazı sürülerde en arkaya geçtiği de gözlemlenir- ve bir arkadaki kaz liderliğe geçiyor. Bu değişim uçuş süresince hiç durmadan devam ediyor. Bu sayede bütün kazlar, grubun tüm kademelerinde, liderlikten, en son sıraya kadar yer almış ve sorumluluğu da, avantajı da eşit olarak paylaşmış oluyor.

Şimdi Yalova’daki siyasi partileri düşünün… Belki sert bir geçiş oldu ama yine de düşünelim. Parti başkanından, yönetime kadar herkesin atandığı, sadece belirli ve küçük bir kesimin isteği ile mevki sahibi olan insanlar, asla değişmeyen, değişse bile lobisi devam eden başkanlar ve “liderler”, görev ve yetkilerini devretmeyi, zayıflık sanan yöneticiler, sorumlulukları paylaşmayan, avantajları da paylaşmayan insanlar… Eminim aklınıza bir sürü kişi geldi. Belki de siz de onlardan birisiniz, kim bilir?

Peki, bu şekilde hedefe hızlı ve doğru bir şekilde ilerlediğinizden emin misiniz?

- Reklam -

Biz en iyisi dönelim kazlara…

Kazların V diziliminde, uçuş hızı yavaşlarsa; geride kalan kuşlar, daha hızlı gitmek üzere
öndekileri bağırarak uyarıyorlar.

Dönelim Yalova’ya… Herhangi bir yönetim kademesinde, yavaşlama, aksama, hata ya da yanlış olduğunda, tabandan uyarı geliyor mu? Uyarmaya cesaret ediliyor mu? Edildiğinde ne ile karşılaşılıyor? Uyarıyı dikkate alıp, hatadan dönülüyor mu, yoksa uyaranlar cezalandırılıyor mu?

Bir diğer enteresan olay da; kaz grubundaki kuşların biri hastalanırsa ya da bir avcı vb. saldırıya uğrar ve gruptan ayrılarak, düşerse; hemen gruptan iki kaz ayrılarak yaralının yanına gidiyor ve iyileşene ya da hayatını kaybedene kadar yanında kalarak ona refakat ederek, koruyorlar. Daha sonra bir başka kaz grubu bularak, V’ye dâhil oluyorlar ve yola devam ediyorlar. Hiçbir kaz grubu kendilerine katılmak isteyen kazları geri çevirmiyor. Sonuçta aynı yöne gidiyorlar…

Hadi hepsi tamam da, burada kazlardan iyice ayrılıyoruz diyenleri duyar gibiyim. V olmak yerine, İ olarak düşene bir tekme de biz atalım değil mi bizim yaşam tarzımız? Hele ki aramıza birini almak mı? Ya daha zeki ya da daha çalışkansa? Ya yönetimi ele geçirirse? Ya yetkilerimizi elimizden alırsa? Hem buralarda olmanın bir sürü avantajı var, onlardan ekstra birini daha faydalandırmak mı? Peki ama neden?

Sonucu hiç uzatmadan bağlıyorum…

Kazların hedeflerine kısa ve kolay yoldan ulaşmak için aldıkları uçuş pozisyonlarına, şekilden dolayı V diyoruz. Yalovalı insanların ise; bu kolektif bilinçten uzak, birbirlerine yengeç sepeti edasında davranmalarından ve bundan dolayı sürekli olarak gerileyen bir şehir olmamıza da İ diyoruz.

Nedir bu İ ?

İster bedenin duruş şekli diyelim, ister “İnsan”ın İ’si…

Tüm dünyada hem kendi ile hem doğa ile barışık olmayan tek canlı türü olan insandan daha acımasız bir kelime var olmadığı için; Yalova’mızın İ’sine; insandan başka bir şey demeye gerek yok…

Kaz kadar aklımız da yok dersek, doğru mu olur, yanlış mı? Buna da siz karar verin…

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.